Hemifasiyal spazm tanılı hastalarda akustik refleks ve serebral lateralizasyonun değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İREM BAŞ
Danışman: Ufuk EMRE TOPRAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Hemifasiyal spazm, fasiyal sinir innervasyonlu kaslarda tek taraflı istemsiz tonik ve/veya klonik çekilmelerle karakterize bir hareket bozukluğudur. HFS patogenezinde fasiyal sinirin akson ya da çekirdek düzeyinde etkilenmelerine dair kanıtlar olmasına karşın beyin sapının radyolojik değerlendirme dışında fonksiyonlarının değerlendirildiği az sayıda çalışma bulunmaktadırır. Bu çalışmada tek taraflı görülen HFS'ın hem lokalizasyonuyla serebral lateralizasyonun ilişkisini belirlemek, hem de HFS olgularında, akustik refleks açısından bir farklılık olup olmadığını değerlendirmeyi amaçladık. Çalışma planı: Çalışmaya 52 hemifasiyal spazmlıhasta ve 30 gönüllü dahil edildi. Hastaların yaş, cinsiyet, hastalık süresi, eşlik eden hastalıklar ve kranial MR görüntülerinde posterior fossada anormal vasküler yapı özellikleri değerlendirildi. Serebral lateralizasyonu belirlemek için Edinburgh envanteri kullanıldı. Hasta ve kontrol grubunda otoskopik muayene bir Kulak Burun Boğaz Hastalıkları hekimi tarafından yapıldıktan sonra her iki kulakta timpanogram ve akustik refleks testi yapıldı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 52 hastanın 31'i (%59,6) kadın, 21'i (%40,4) erkek, yaş ortalamaları 58,0±10,6 idi. Kontrol grubuna dahil edilen 27 gönüllünün ise 8'i erkek (%29,6), 19'u kadın (%70,4), yaş ortalamaları ise 54,1±10,7 idi. HFS ve kontrol grubu arasında serebral lateralizasyon özelliklerinde istatiksel fark saptanmadı (p >0,05). Benzer şekilde HFS'de hastalık tarafı, eşlik eden hastalıklar ve akustik refleks elde edilme oranları ile serebral lateralizasyon arasında ilişki saptanmadı (p >0,05). Hemifasiyal spazm grubunda DM %11,5, HT %50, KAH %13,5 oranında saptandı. İpsilateral her iki kulakta akustik refleksler alınabiliyor iken kontralateral her iki refleksin alınamadığı hastalar %44,2 oranında idi. Beyin sapı düzeyinde etkilenmeyi gösterir şeklinde yorumlanan bu akustik refleks testi sonuçları hastalarda kontrol grubuna göre (%7,4) anlamlı yüksekti (p=0,001). Kraniyal manyetik rezonans görüntülemelerde (MR) beyin sapı ilişkili vasküler anormallikler hasta grubunda (%54) kontrol grubuna (%14,8) göre x istatistiksel olarak anlamlı yüksekti. Beyinsapı düzeyinde akustik refleks testi sonuçlarıyla etkilenme saptanan hastaların MR görüntülemelerinde vasküler anormalliklerin görülme sıklığı, akustik refleks testi sonuçlarında etkilenme olmayan hastalara göre anlamlı düzeyde düşüktü (p=0,013). Sonuç: Çalışmamızda HFS tanılı hastalarda akustik refleks testi sonuçlarında ipsilateral reflekslerin alınıp kontralateral reflekslerin alınamadığı hasta sıklığı %44,2 oranında saptandı. İki grup arasında elde edilen bu sonuçlar beyinsapı düzeyinde etkilenmeyi gösterir bulgular olarak yorumlanabilir. Kraniyal MR'da vasküler anormalliklerin, beyin sapı düzeyinde etkilenme saptanan hastalarda anlamlı olarak az görülmesi de yine hastalık etyolojisinde öne sürülen teorilerden santral düzeyde etkilenmenin periferik mekanizmalar dışında varlığını destekler niteliktedir.