Serum gama-glutamil transferaz düzeyinin KOAH akut atakla ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE ULUSLARARASI TIP FAKÜLTESİ, GÖĞÜS HASTALIKLARI VE TÜBERKÜLOZ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERDEM FETTAHOĞLU

Danışman: Füsun ŞAHİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş-Amaç: Oksidatif stres, KOAH patogenezinde önemli bir faktördür. Antioksidan moleküller, sürekli oksidatif mekanizmaya karşı bir savunma görevi görür. Hücre içi γ glutamiltransferazdan (GGT) kaynaklanan glutatyon, hücresel antioksidan savunmada anahtar rol oynayan en önemli protein olmayan bir sülfidrildir. KOAH kronik ve inflamatuar bir hastalıktır. Bu durum GGT seviyelerinin KOAH'ta da bir inflamatuvar belirteç olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir. Çalışmanın amacı, stabil KOAH'lı hastalar ile akut KOAH alevlenmesi olan hastalar arasındaki serum GGT düzeylerini ve bunun inflamatuar aktivite ile ilişkisini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif, kesitsel, tek merkezli olarak dizayn edilmiştir. Hastanemiz 7B.Göğüs Hastalıkları Kliniği'nde 2016-2020 yılları arasında karaciğer, böbrek ve safra kesesi patolojisi, alkol kullanma öyküsü ve malignitesi olmayan, akut atakla yatan KOAH hastaları ve 7B.Kliniği'ne bağlı çalışan uzman hekimlerimizin polikliniklerine başvurmuş olan stabil KOAH hastaları olmak üzere 18-85 yaş aralığında toplam 346 hastanın verileri tarandı. Hastaların biyokimya (GGT, CRP ve prokalsitonin dahil), hemogram, SFT ve kan gazları tetkikleri bilgisayar kayıtları üzerinden; ek hastalık anamnezleri ve progres bilgileri ise epikrizlerinden ve poliklinik notlarından elde edildi. Bulgular: Hastaların 284'ü erkek, 62'si kadındı. Stabil poliklinik hastaları ve stabil olmayan atakla yatan KOAH hastaları arasında serum CRP ve serum GGT düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark görülmüştür. (p<0,05). Ayrıca iki grup hastada Lökosit, Nötrofil, PDW, RDW-CV, Lenfosit, Nötrofil/lenfosit oranı, Platelet/lenfosit oranı, Eozinofil(%), LDH, T. Protein, Albümin düzeylerinde de anlamlı fark görülmüştür (p<0,05). Hastaların GGT düzeyleri ile hastanedeki yatış süresi (gün) arasında düşük düzeyde pozitif ilişki bulunmuştur (p<0,05). Bu sonuç hastaların GGT düzeylerinin artması ile hastaların yatış süresinin (gün) artacağını göstermiştir. Odds oranlarına bakıldığında; Lökosit, nötrofil, CRP ve GGT oranlarındaki bir birimlik artışın hastaların atakla yatan hasta olma ihtimalini sırasıyla artırma ihtimali; 1,001; 1,000; 1,005 ve 1,018 kattır. Lenfosit oranlarındaki bir birimlik artışın ise hastaların atakla yatan hasta olma ihtimalini azaltma ihtimali 0,999 kat olarak bulunmuştur. İstatiksel modelimizde GGT, Lökosit, Nötrofil, CRP ve 1 senedeki atak sayısı analiz kapsamına dahil edilmiştir. Bu kapsamda analize dahil edilen tüm parametrelerin x stabil olmayan atakla yatan KOAH hastası olma durumunu öngörmede istatiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür (p<0,05). Tart şma-Sonuç: Çalışmamız stabil poliklinik hastaları ve stabil olmayan atakla yatan KOAH hastaları arasında serum CRP ve serum GGT düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğunu göstermiştir. (p<0,05). Bu durum serum GGT değerinin KOAH atak riskini değerlendirmede bir biyobelirteç olarak potansiyel ve kullanışlı bir parametre olabileceğini göstermiştir. Literatürdeki farklı çalışmalar göz önüne alındığında KOAH- GGT ilişkini açıklamak ve özellikle GGT ile inflamatuvar ilişkili mekanizmaları açıklamak için daha çok çalışmaya ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: KOAH, GGT, Akut Atak, İnflamasyon