Travma hastalarının geliş parametreleri, transfüzyon durumları ve hasta sonuçlarının karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BAKİ TÜRKOĞLU

Danışman: Aytekin ÜNLÜ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Travmaya bağlı yaralanmalar, ortaya çıktıkları şartlar gereği yönetimi zor durumlardır. Heterojen ve kaotik bir sahnenin yönetimi amacıyla sürekli yapılan çalışmalar ve güncellenen kılavuzlar sonucunda ortaya hasar kontrol resüsitasyonu tanımı çıkmıştır. Bu stratejinin elemanlarından biri de hemostatik resüsitasyondur. Travma ve transfüzyon ihtiyacını değerlendiren skorlama sistemleri ile klinik durumun ciddiyeti ve transfüzyon ihtiyacı belirlenmeye çalışıldıktan sonra hastaya dengeli ve gerekiyorsa masif kan ürünü transfüzyonu uygulanmaktadır. Bu çalışmada skorlama sistemlerinin başarısını saptamak ve transfüzyon durumunun hastaya klinik etkisini belirlemek amaçlandı. 1 Ocak 2018 ile 31 Aralık 2022 tarihleri arasında merkezimize travma nedeniyle başvuran en az 1 ünite eritrosit süspansiyonu transfüzyonu uygulanan 117 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların demografik bilgileri, geliş ve transfüzyon sonrası kan parametreleri, travma ve transfüzyon skorları, yapılan müdahaleler ve prognoza ait bilgiler saptandı. Skorlama sistemlerinin prognoz ve transfüzyon öngörmedeki başarısı ve masif-dengeli transfüzyon durumunu hasta parametrelerine etkisi istatistiksel analizler ile değerlendirildi. Analizler sonucunda travma nedeniyle transfüzyon uygulanan hastalarda en sık yaralanma mekanizmasının %23,9 ile delici-kesici alet yaralanmaları olduğu saptandı. Masif transfüzyona en sık yol açan mekanizma ateşli silah yaralanması idi. Hastaların %20'sine masif transfüzyon uygulandığı ve bu hastalarda dengeli transfüzyon konseptine taze donmuş plazma kullanımında %100, trombosit süspansiyonu da katıldığında %66,7 oranında uyulduğu tespit edildi. Kan uyumluluk testlerinin %26 oranında çalışılamadığı görüldü. Çalışmada kullanılan travma ve transfüzyon skorlama sistemlerinin tümünün masif transfüzyon öngörüsünde başarılı olduğu görüldü, en yüksek başarı şok indeksinde idi. Travma ve transfüzyon skorlama sistemlerinin Schreiber skoru haricinde tamamının mortalite öngörüsünde başarılı olduğu görüldü, en başarılı skor TRISS idi. Transfüzyon öncesi ve sonrası kan parametreleri transfüzyon durumuna göre karşılaştırıldığında, koagülasyon parametrelerinde dengeli olmayan transfüzyon grubunda görülen değişimin dengeli transfüzyon grubunda ortaya çıkmadığı görüldü. Bunun yanında tüm gruplarda platelet değerinin düşüş trendinde olduğu görüldü, hipernatremi ve hiperkloremi yönünde anlamlı değişimler saptandı. Sonuç olarak tüm skorlama sistemleri başarılı bulunmakla birlikte, mortalite öngörüsünde TRISS, masif transfüzyon öngörüsünde de şok indeksi en isabetli sonuçları vermektedir. İlk 4 saatteki masif transfüzyon ihtiyacını öngörmede yeni eşik değerler belirlenmiştir. Ayrıca, özellikle masif transfüzyon uygulanan hastalarda hasar kontrol resüsitasyonu ilkelerine yüksek oranda uyulduğu ve dengeli transfüzyon uygulanmasının koagülopatiyi engellediği tespit edilmiştir.