Sitolojik olarak Bethesda kategori IV tiroid nodülü olan hastalarda TIRADS skorlama sisteminin malignite öngördürme potansiyelinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÇAĞAN ÖÇAL
Danışman: Mazhar Müslüm TUNA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, ince iğne aspirasyon biyopsisinde Bethesda kategori IV olarak değerlendirilen tiroid nodüllerinin ultrasonografik özelliklerinin ACR-TIRADS sınıflaması doğrultusunda yeniden incelenmesi ve bu sınıflamanın malignite riskini öngörmedeki etkinliğinin, cerrahi sonrası histopatolojik tanılar ile karşılaştırılarak belirlenmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, 2015–2024 yılları arasında Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tiroidektomi yapılan ve preoperatif ince iğne aspirasyon biyopsisinde Bethesda kategori IV olarak değerlendirilen 145 hastanın retrospektif olarak incelendiği, tek merkezli ve kesitsel bir araştırmadır. Hastalara ait yaş, cinsiyet, tiroid fonksiyon testleri, tiroid otoantikorları, nodül sayısı ve ultrasonografi bulguları değerlendirilmiştir. Ultrasonografide nodüllerin ekojenitesi, kompozisyonu, sınır yapısı, kalsifikasyon durumu, boyutları ve şekil özellikleri kaydedilmiş; tüm nodüller Amerikan Radyoloji Koleji (ACR) kriterlerine göre yeniden TIRADS sınıflamasına tabi tutulmuştur. Cerrahi sonrası histopatolojik inceleme temel alınarak nodüller benign ve diferansiye tiroid kanseri (DTK) olarak iki gruba ayrılmış; ACR-TIRADS kategorileri ve klinik–ultrasonografik değişkenlerle patoloji sonuçları arasındaki ilişki uygun istatistiksel yöntemlerle değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 145 nodülün %39'u malign, %61'i benign olarak saptandı. Ultrasonografi bulguları değerlendirildiğinde malign nodüllerde hipoekojenitenin daha sık izlendiği (p=0.029), düzensiz sınırlılığın arttığı (p=0.026), mikrokalsifikasyonun daha sık görüldüğü (p=0.001) ve taller-than-wide görünümünün daha yüksek oranda görüldüğü (p=0.015) tespit edildi. Lojistik regresyon analizinde mikrokalsifikasyon (OR=16.037; p=0.012), taller-than-wide görünümü (OR=11.384; p=0.036) ve hipoekojenitenin (OR=2.855; p=0.011) malignite ile bağımsız olarak ilişkili olduğu belirlendi. ACR-TIRADS kategorileri arttıkça malignite oranlarında belirgin bir artış izlendi: TIRADS 2'de %11.1, TIRADS 3'te %28, TIRADS 4'te %47.5 ve TIRADS 5'te %81.3 malignite saptandı. TIRADS 5 kategorisi, TIRADS 2'ye kıyasla malignite riskini anlamlı derecede artırdı (OR=34.667; p<0.001). Sonuç: Bu çalışmada, ince iğne aspirasyon biyopsisinde Bethesda kategori IV olarak değerlendirilen tiroid nodüllerinde malignite oranı %39 olarak bulunmuş ve bu kategorinin klinik olarak önemli bir risk taşıdığı gösterilmiştir. ACR-TIRADS sınıflaması incelendiğinde, TIRADS düzeyi arttıkça malignite oranlarının belirgin şekilde yükseldiği gözlenmiş; özellikle TIRADS 5 grubunda yüksek malignite oranı dikkat çekmiştir. Elde edilen bulgular, ACR-TIRADS'ın Bethesda IV nodüllerde malignite olasılığını değerlendirmede güvenilir ve klinik karar sürecini destekleyici bir yöntem olduğunu ortaya koymaktadır.