Uterin prolapsus nedeniyle uygulanan vajinal histerektomi sonrası patoloji raporlarında malignite görülme sıklığının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİFE YILDIZ TUTLÜBÜK
Danışman: Yusuf ÜSTÜN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, uterin prolapsus nedeniyle vajinal histerektomi (VH) uygulanan olgularda postoperatif patoloji raporlarında malignite görülme sıklığını belirlemek ve literatürdeki verilerle karşılaştırmaktır. Uterin desensus, pelvik organ prolapsusunun (POP) en sık formlarından biri olup genellikle benign nedenlerle cerrahi gerektiren bir durumdur. Ancak, bu hastalarda preoperatif dönemde fark edilmeyen okült malignite olasılığı, cerrahi planlama ve hasta yönetimi açısından önem taşımaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif kesitsel çalışma, SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde 1 Ocak 2015–31 Ocak 2025 tarihleri arasında uterin prolapsus tanısı ile vajinal histerektomi yapılan 154 hasta üzerinden yürütülmüştür. Preoperatif dönemde anormal uterin kanama, pozitif Pap-smear veya patolojik biyopsi bulgusu bulunan 10 olgu dışlanmış; toplam 144 hasta analize dahil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, preoperatif smear ve endometrial biyopsi (Probe C) sonuçları, operasyon notları ve postoperatif histopatolojik bulguları elektronik hasta kayıt sisteminden elde edilmiştir. Veriler SPSS 20 programında analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 144 olgunun yaş ortalaması 59,3±8,2 yıl olup, ortalama vücut kitle indeksi 31,7 kg/m²'dir. Olguların %82'si postmenopozal dönemdedir. Preoperatif smear testlerinin tamamı benign sitoloji ile uyumludur. Endometrial örnekleme yapılan 62 olguda, malignite veya prekanseröz lezyon saptanmamıştır. Postoperatif patoloji değerlendirmesinde tüm olgular benign bulunmuş; okült maligniteye rastlanmamıştır. En sık tespit edilen patolojik bulgular leiomyom (%38,2), adenomyozis (%25,6) ve endometrial polip (%14,5) olarak belirlenmiştir. Sonuç: Uterin prolapsus nedeniyle yapılan vajinal histerektomilerde postoperatif dönemde malignite saptanmaması, bu cerrahi grubun düşük onkolojik risk taşıdığını göstermektedir. Bununla birlikte, postmenopozal dönemdeki hastalarda veya anormal uterin kanama öyküsü bulunan olgularda preoperatif endometrial örnekleme yapılması klinik açıdan önem taşır. Çalışmanın sonuçları, benign endikasyonla vajinal histerektomi planlanan olgularda rutin preoperatif tarama ve patolojik değerlendirmenin gerekliliğini desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: Uterin prolapsus, vajinal histerektomi, okült malignite, endometrial biyopsi, patoloji.