Metabolik sendromlu hastalarda serum lipopolisakkarit bağlayıcı protein düzeyleri ile hematolojik inflamatuvar indeksler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZEYNEP BEKTAŞ
Danışman: Ömür TABAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Metabolik sendrom (MetS), insülin direnci, dislipidemi ve kronik düşük dereceli inflamasyon ile karakterize kompleks bir klinik tablodur. Son yıllarda metabolik endotokseminin MetS patogenezindeki rolü giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, metabolik sendromlu bireylerde serum lipopolisakkarit bağlayıcı protein (LBP) düzeylerinin metabolik ve inflamatuvar parametreler ile ilişkisini değerlendirmek ve LBP'nin MetS tanısındaki potansiyel rolünü incelemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel çalışmaya, metabolik sendrom tanısı olan 80 birey ile yaş ve cinsiyet açısından benzer özellikler gösteren 80 sağlıklı kontrol dahil edilmiştir. Tüm katılımcılarda demografik veriler, antropometrik ölçümler, biyokimyasal parametreler, serum LBP düzeyleri ve tam kan sayımından türetilen hematolojik inflamatuvar indeksler değerlendirilmiştir. Gruplar arası karşılaştırmalar, korelasyon analizleri, lojistik regresyon ve ROC analizleri ile istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Serum LBP düzeyleri MetS grubunda sağlıklı kontrollere kıyasla anlamlı derecede yüksek saptanmıştır (p<0,001). LBP düzeyleri trigliserid, HOMA-IR ve plazma aterojenite indeksi logaritması ile pozitif; HDL ile negatif korelasyon göstermiştir. MetS grubunda CRP ve LMR düzeyleri artmış, PLR düzeyleri ise azalmış bulunurken; NLR, SII ve SIRI açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Lojistik regresyon analizinde BMI, trigliserid ve CRP düzeyleri MetS için bağımsız risk faktörleri olarak belirlenmiş, albümin düzeyleri koruyucu etki göstermiştir. ROC analizinde LBP'nin MetS'i ayırt etme gücü orta düzeyde bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışma, metabolik sendromlu bireylerde artmış serum LBP düzeylerinin dislipidemi, insülin direnci ve kronik inflamasyon ile ilişkili olduğunu göstermektedir. LBP, metabolik endotokseminin biyokimyasal bir göstergesi olarak MetS patogenezinde rol oynayabilir. Tek başına tanısal bir belirteç olmamakla birlikte, CRP ve plazma aterojenite indeksi gibi inflamatuvar ve aterojenik parametrelerle birlikte değerlendirildiğinde metabolik sendromun çok boyutlu değerlendirilmesine katkı sağlayabilir. Daha geniş ve prospektif çalışmalar, LBP'nin erken tanı ve risk öngörüsündeki potansiyel rolünü netleştirecektir.