Çocukluk çağında antiepileptik ilaç zehirlenmelerinin klinik özellikleri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. SAMİ ULUS KADIN DOĞUM ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMRE GÜNGÖR

Danışman: Deniz YÜKSEL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Zehirlenmeler çocuklarda yaygın bir problemdir. Prevalansı bimodal bir dağılım gösterir: 5 yaşın altındaki çocuklar sıklıkla istemsiz tekli ilaç zehirlenmesine maruz kalırken; 12 yaşın üzerindeki çocuklarda daha çok kasıtlı olarak aşırı doz ilaç alımına rastlanmaktadır. Son zamanlarda epileptikleri içeren zehirlenme olgularının oranlarında %30'luk bir artış gözlemlenmiştir. Bu çalışmanın amacı, çocuklarda antiepileptik toksisitesine maruz kalanlarda, bu ilaçlara özgün toksik etkilerin klinik ve laboratuvar özelliklerini tanımlamak, yaş gruplarına göre zehirlenme özelliklerini belirlemek ve bu hastaların yönetimi incelemektir. Gereç ve Yöntem: 01/01/2014- 31/12/2017 tarihleri arasında hastanemiz çocuk acil polikliniğine başvuran veya direk yoğun bakıma kabul edilen antiepileptik ilaç zehirlenmesi tanısı alan hastalar, ICD-10 kodu ile (X.45 kodu) taranarak içinden antiepileptik ilaç zehirlenmesi olan 1 ay -18 yaş hastalar retrospektif olarak incelendi. Dosya bilgilerine ulaşılıp; hastanede yatıp yatmadığı, yoğun bakım ihtiyacı olup olmadığı, mortalite durumu, takip süresi ve olası morbiteler kaydedildi. Hastaların 5 yaş altı, 5-11 yaş, 12 yaş ve üzeri zehirlenme bulgularının farklılıkları karşılaştırıp, istemli veya istemsiz zehirlenme durumları, hangi ilaç formu ile zehirlendiği, hangi antiepileptik ilaçların yaş dağılımına göre sıklığı ve etkileri incelendi. Antiepileptik ilaçların ölçülebilen kan düzeyi varsa, bu ilaçların toksik düzeyini aşanlar ve ölçülemiyorsa yaşa ve kiloya göre toksik doz sınırını geçenlerde dramatik ve/veya yaşamı tehdit eden semptomların belirtileri zehirlenme olarak kabul edilerek akut zehirlenme ve/veya kronik üzerine akut olgular değerlendirildi. Bulgular: Bu çalışmada 28'i (%71,8) kız, 11'i (%28,2) erkek çocukların; 18'i (%46,2) 12 yaş ve üzeri, 6'sı (%15,3) 5–11 yaş arasında, 15'i (%38,5) de 5 yaşın altında olan toplam 39 hasta incelendi. On iki yaş ve üzeri grupta kız çocuklar, 12 yaşın altıdaki grupta erkek çocuklar çoğunluktaydı (p=0,011). Olgularının 22'si (%56,4) kaza ile, 17'si (%43,6) ise kasıtlı ve özkıyım amacıyla alım gerçekleştirmişti. Hastaların 25'inin (%64,1) altta yatan bir hastalığı yokken; 7 tanesinde (%17,9) epilepsi, 3 tanesinde (%7,8) epilepsi ve zihinsel yetersizlik, 2 tanesinde (%5,1) bipolar bozukluk, 1 tanesinde (%2,6) madde bağımlığı ve 1 hastada (%2,6) senkop tanısı mevcuttu. Olguların 31'i tablet, 8'i ise şurup form antiepileptikler ile zehirlenmişlerdi. Hastaların 18'i (%46,2) kendine ait olan, 15'i (%38,5) birinci derece akrabasına ait ilaç ile zehirlenmişti. Hastalardan 18'i (%46,2) karbamazepin, 13'ü (%33,3) valproik asit, 2'si (%5,1) fenobarbital, 2'si (%5,1) diazepam, 1'i (%2,6) klonozepam, 1'i (%2,6) levetirasetam, 1'i (%2,6) okskarbazepin ve 1'i (%2,6) lakozamid ile zehirlenmişti. Zehirlenme olgularının 35'ine (%89,7) ilk 1 saat içinde aktif kömür ve mide lavajı uygulanmıştı. Antiepileptik ilaç zehirlenmesi nedeniyle takip edilen hastaların 29'u toksik miktarda ilaç almış iken yedi hastanın (%17,9) aldığı miktar toksik olmamasına rağmen, klinikte semptomatik olduğu için çalışmaya dahil edildi. 22 hastada (%56,4) klinik bulgu saptanmazken, 13 hastada (%33,3) santral sinir sistemi semptomu, 2 hastada (%5,1) gastrointestinal sistem semptomu, 2 hastada (%5,1) ise solunum sistemi semptomu saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde hastaların tümüne hemogram, tam biyokimya, kan gazı incelemesi analizi uygulanmış olup, 38 hastaya (%97) kardiyak enzim, 11 hastaya (%28,2) amonyak bakılmıştı. Bu hastalardan sadece 1 tanesinde (%2,6) kardiyak enzim sonucu sınırda yüksek saptanmış olup, takibinde kontrol kardiyak enzim sonucu normal bulunmuştu. Olguların 21'i (%53,1) acil serviste, 12'si (%30,8) yoğun bakımda, 6'sı (%15,4) genel pediatri servisinde takip edilmişti ve tamamı şifa ile taburcu oldu. Kasıtlı ve özkıyım amaçlı zehirlenmelerde kızların erkeklere göre daha sık olduğu belirlendi (p=0,011). Özkıyım olgularının (n=17) tamamının 12 yaş ve üzerinde olduğu, özellikle 12 yaş ve üzerinde yaş ile pozitif yönde korele özkıyım olgularının arttığı tespit edildi (p=0,001). Kızların daha çok özkıyım amaçlı, erkeklerin ise daha çok kazara zehirlendiği belirlendi (p=0,011). Ayrıca özkıyım olgularıyla, çoklu ilaç alımı arasında anlamlı bir ilişki bulundu (p=0,022). Sonuç: Bu çalışmada epilepsi ve epilepsi dışı endikasyonlarla da sıkça kullanılan karbamazepin ve valproik asitle gerçekleşen zehirlenme olgularının diğer antiepileptiklere oranla daha fazla olduğu görülmüştür. Bu ilaçların klinisyenler tarafından gerekenden fazla sayı ve miktarda reçete edilmemesine dikkat edilmesi gerektiği; ayrıca hastaların aldığı antiepileptik dozunun toksik olmamasına ve ilaç düzeyi düşük olmasında rağmen zehirlenmelere ait bulguların saptanabileceğini unutulmamalıdır. Anahtar Kelimeler: antiepileptik ilaçlar, zehirlenme, çocukluk çağı, kaza, özkıyım