Covid-19 pandemisi öncesinde ve sonrasında akut iskemik inme sıklığının Covid-19 geçirme ve Covid-19 aşısı olma durumuna göre karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EDA TAGRİVERDİ
Danışman: Tuba Betül ÜMİT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç COVID-19 pandemisi, yalnızca enfeksiyon hastalıkları açısından değil, serebrovasküler hastalıkların epidemiyolojisi üzerinde de önemli etkiler oluşturmuştur. Bu çalışmada, COVID-19 pandemisi öncesi ve sonrası dönemde akut iskemik inme (Aİİ) sıklığının, bireylerin COVID-19 enfeksiyonu geçirme ve COVID-19 aşısı olma durumlarına göre karşılaştırılması amaçlanmıştır. Ayrıca pandemi sürecinde enfeksiyon ve aşılama faktörlerinin serebrovasküler olaylar üzerindeki olası etkilerinin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem Bu retrospektif, gözlemsel ve tek merkezli çalışmada, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde pandemi öncesi dönemi temsil eden 2018–2019 yılları ile pandemi sonrası dönemi temsil eden 2023–2024 yılları arasında akut iskemik inme veya geçici iskemik atak (TİA) tanısı ile yatırılarak izlenen 18 yaş ve üzeri hastalar değerlendirilmiştir. Hastalara ait demografik özellikler, klinik bulgular, NIHSS skorları, görüntüleme sonuçları, COVID-19 enfeksiyonu geçirme öyküsü ve COVID-19 aşılanma durumları hastane elektronik kayıtları ve sağlık bakanlığı verileri üzerinden retrospektif olarak incelenmiştir. Pandemi öncesi ve sonrası dönemler karşılaştırılarak klinik ve epidemiyolojik farklılıklar analiz edilmiştir. İstatistiksel analizlerde anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular Çalışmaya toplam 2858 hasta dahil edildi (yaş ortalaması 66,8±13,4 yıl; %48,4 kadın). Pandemi öncesi dönemde 955 (%33,4), pandemi sonrası dönemde ise 1903 (%66,6) hasta değerlendirildi. Pandemi sonrası dönemde ambulans ile başvuru oranı ve yoğun bakım yatış sıklığı anlamlı olarak artarken (p<0,001), hastanede yatış süresinin anlamlı olarak azaldığı saptandı (p<0,001). Pandemi sonrası dönemde COVID-19 enfeksiyon öyküsü bulunan hastalarda yoğun bakım gereksinimi ve mortalite oranlarının daha yüksek olduğu görüldü. Buna karşılık, aşılı ve aşısız hastalar arasında inme şiddeti, damar tutulumu, yoğun bakım gereksinimi ve mortalite açısından anlamlı fark saptanmadı. ix COVID-19 ve aşılama durumuna göre yapılan dört grup analizinde, en uzun hastanede kalış süresi COVID-19 pozitif ve aşısız hastalarda gözlendi (p=0,010). İnaktif ve mRNA aşıları karşılaştırıldığında ise klinik sonuçlar ve inme şiddeti açısından anlamlı farklılık bulunmadı. Sonuç COVID-19 enfeksiyonu, akut iskemik inme gelişimi açısından önemli bir biyolojik risk faktörü olarak değerlendirilirken, akut iskemik inme hastalarında daha ağır klinik seyir ve artmış yoğun bakım gereksinimi ile ilişkili görünmektedir. COVID-19 aşılarının toplum düzeyinde serebrovasküler riskte anlamlı bir artışa yol açmadığı görülmektedir. Pandemi öncesi ve sonrası dönemlerin birlikte değerlendirilmesi, enfeksiyon, aşılama ve sağlık hizmeti dinamiklerinin serebrovasküler hastalıklar üzerindeki etkilerinin daha kapsamlı biçimde anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Elde edilen bulgular, pandemi benzeri küresel sağlık krizlerinde serebrovasküler hastalık yönetimine yönelik stratejilerin geliştirilmesine ışık tutabilir. Anahtar Kelimeler Akut iskemik inme; COVID-19; COVID-19 aşıları; Pandemi; Aşılama