Nazal pasaj volümündeki değişimin fonasyon üzerindeki etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, KULAK BURUN BOĞAZ VE BAŞ-BOYUN CERRAHİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERAY KOÇAK
Danışman: Nevreste Didem SONBAY YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Nazal hava yolu, ses rezonansını etkileyen önemli bir anatomik yapıdır. Septum deviyasyonu ve nazal polipozis gibi patolojiler, nazal hava akımını ve ses kalitesini olumsuz etkileyebilir. Sesin oluşumu sırasında burun ve paranazal sinüsler önemli bir rezonans kaynağıdır. Bu nedenle, burun tıkanıklığı yaşayan bireylerde sesin rezonans özelliklerinde değişiklikler görülebilir. Nazal cerrahi, hava yolu açıklığını artırarak bu etkileri minimize etmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışmada, septoplasti, septorinoplasti ve nazal polipozis cerrahisi geçiren hastalarda nazal hava akımndaki değişikliklerin ses özellikleri üzerindeki etkisinin incelenip, yapılacak cerrahilerde bu etkinin göz önünde bulundurulması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif çalışmada, kliniğimizde septoplasti, septorinoplasti ve nazal polipozis cerrahisi uygulanan hastaların cerrahi öncesi ve sonrası nazal hava yolu değişiklikleri objektif ölçüm yöntemleri ile analiz edilmiştir. PNİF kullanılarak burun hava akımındaki değişiklikler belirlenmiştir. Ses analizlerinde ise, MFS, akustik ses analizi, s/z oranı ve VHİ-10 parametreleri kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmada, tüm cerrahi gruplarda nazal hava yolunun genişlediği ve burun tıkanıklığının azaldığı gözlemlenmiştir. PNİF ölçümlerinde cerrahi sonrası nazal hava yolu akımında anlamlı bir artış tespit edilmiştir. Ses analizleri incelendiğinde, cerrahi sonrası jitter ve shimmer değerlerinde, maksimum fonasyon süresinde ve s/z oranında değişiklik gözlenmemiştir. VHİ-10 yapılan hastaların değerlerinde preoperatif ve postoperatif değerler arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Sonuç: Nazal cerrahi sonrası hastaların burundan nefes alma fonksiyonu iyileşmiş ve bu durum istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ancak akustik ses değerlendirmelerinde preoperatif ve postoperatif gruplar arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Hastaların ameliyat öncesinde disfoni şikayeti bulunmadığından, postoperatif VHI değerlerinde de belirgin bir değişiklik saptanmamıştır.