Elli yaş ve üstü kadınlarda osteoporoz kırık riski ve osteoporotik kırıklardan korunma davranışının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE CAN ERÇİN

Danışman: Mehmet ÖZEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda birinci basamakta 50 yaş ve üzerindeki kadınlarda, Fracture Risk Assessment Tool (FRAX) ile 10 yıllık osteoporotik kırık riskini göstermek ve osteoporotik kırıklara karşı korunma davranışı arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 01.04.2025-30.06.2025 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Aile Hekimliği polikliniklerine başvuran 50 yaş ve üstü 156 kadın dahil edilmiştir. Veriler katılımcıların onamları alındıktan sonra yüz yüze görüşülerek anket yöntemiyle toplanmıştır. Anket formu katılımcıların demografik verilerini, osteoporotik kırık riski değerlendirme sorularını, katılımcıların klinik özellikleri ile ilgili soruları ve Osteoporotik Kırıktan Korunma Ölçeği (OKKÖ) sorularını içerecek şekilde hazırlanmıştır. FRAX ile katılımcıların 10 yıllık majör osteoporotik kırık (MOK) riski ve kalça kırığı (KK) riski hesaplanmıştır. OKKÖ inanç, tutum ve davranış kontrolü, tanı ve tedavi davranışı, engel algısı, düşmeyi önleme niyeti ve tanı ve tedavi niyeti olmak üzere altı alt boyuttan oluşmaktadır. Toplam 22 maddeden oluşur ve beşli Likert tipi derecelendirme ile yanıtlanır. Ölçekten elde edilebilecek puanlar 22-110 arasındadır. Yüksek puanlar, bireyin osteoporotik kırıklardan korunmaya yönelik niyet ve davranışlarının daha güçlü olduğunu göstermektedir. Tüm çalışma verileri IBM SPSS 23.0 paket programı ile analiz edilmiştir. p<0,05 olduğu durumlar istatistiksel olarak anlamlı olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Bu çalışmaya dahil edilen 156 kadının medyan yaşı 59 yıl (IQR: 54,5-69) olup katılımcıların büyük çoğunluğu (%69,2) 50-64 yaş aralığındadır. Katılımcıların çoğunluğu (%67,9) evli, ilköğretim mezunu (%64,7) ve hiç çalışmamıştır. OKKÖ toplam puan ortalaması 74,41±10,09 olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların en yüksek puanları kemik erimesinden korunmak amacıyla doktorun önerdiği tıbbi tedavi ya da ek destek önerilerine uymaya yönelik gereklilik (4,04±0,58) ve niyet konusunda olduğu (4,04±0,67) belirlenmiştir. En düşük düzeyde ise düşmeyi önlemek için ev içinde düzenleme yapma niyeti puanı (2,51±1) olarak belirlenmiştir. Ayrıca, daha önce çift enerjili x-ışını absorpsiyometri (DXA), yaptırmış olan ve D vitamini kullanan kişilerin OKKÖ toplam ölçek puanları anlamlı düzeyde daha yüksek izlenirken, sekonder osteoporozu olan katılımcılarda ise inanç, tutum ve davranış kontrolü alt ölçek ve OKKÖ toplam ölçek puanları daha düşüktür. Çoğu katılımcı MOK (%68,6) ve KK (%78,2) açısından düşük riskli bulunmuştur. Risk analizlerinde yaşın hem MOK riski (r=0,729; p<0,001) hem de KK riski (r=0,808; p<0,001) ile güçlü pozitif yönde korelasyon gösterdiği belirlenmiştir. Minör travma ile kırık öyküsü, romatoid artrit, sekonder osteoporoz ve erken menopoz tanısı gibi klinik faktörler hem MOK riski hem de KK riski puanlarını istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yükseltmiştir. Sonuç: Temel görevi koruyucu hekimlik olan aile hekimleri osteoporoz taramalarının artırılması ve osteoporotik kırıkların önlenmesi konusunda kritik bir rol üstlenmektedir. Çalışma bulguları birinci basamakta osteoporoz risk değerlendirmesinin önemini ortaya koymaktadır. Özellikle yüksek risk grubundaki kadınlarda koruyucu sağlık davranışlarının desteklenmesi ve düşme önleme stratejilerinin güçlendirilmesi gerekmektedir.