Deneysel subaraknoid kanama modelinde vazospazm sonrası gelişen gecikmiş serebral iskemiye rilmenidin'in etkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET SAPANCI

Danışman: Ahmet EROĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Subaraknoid kanama (SAK); merkezi sinir sisteminde, vasküler alandaki kanın herhangi bir sebeple subaraknoid mesafeye ekstravaze olmasıdır. SAK sonrası sağ kalan kişilerin %50'sinin hayat kalitesi düşmekte, birçoğu fiziksel veya bilişsel sebeplerle yaşam boyu bakıma ihtiyaç duymaktadır. Bu sebeple SAK toplum ve aile üzerindeki sosyal ve ekonomik etkileriyle ciddi bir hastalıktır. SAK gelişen hastaların klinik durumu erken ve geç dönem olarak ikiye ayrılır. Erken dönem, kanama anını ve ilk 72 saate kadar gelişen komplikasyonları ifade ederken, 72 saatten sonraki komplikasyonlar geç dönem olarak ifade edilmektedir. Komplikasyonlardan korunmak amacıyla günümüzde etkisi kanıtlanmış tek ajan nimodipindir. Bu sebeple tedavinin geliştirilmeye ve araştırılmaya değer bir yanı bulunmaktadır. Rilmenidin; alfa-2 reseptör agonisti ve imidazolin-1 reseptör agonisti bir oksazolindir. Yapılan çalışmalar alfa-2 adrenerjiklerin ve imidazolin-1 agonistlerin nöroprotektif etkilerini destekler niteliktedir. Rilmenidinin SAK sonrası gelişen komplikasyonlara etkisi literatürde daha önce çalışılmamıştır. Biz çalışmamızda Rilmenin'in SAK sonrası gelişen komplikasyonlara etkisini araştırırken daha geniş bir bakış açısı sağlamak için erken ve geç dönemi temsil eden iki ayrı deney düzeneği planladık. Araştırmaya konu olan ilacın çözücüsünün etkisini dışlamak için bir deney grubu da DMSO için oluşturduk. Sham, SAK kontrol, DMSO ve Rilmenidin etkisini inceleyen; 4 deney grubu erken dönem etki, 4 deney grubu geç dönem etki olmak üzere toplam 8 deney grubu oluşturduk. Çalışmamızda vazospazma etkiyi değerlendirmek amacıyla deneklerin baziller arterleri H&E boyama altında incelendi. Rilmeninin, baziler arter duvar kalınlığına ve lümen genişliğine olumlu etkileri ortaya konuldu. Çalışmamızda Rilmenidinin EBH ve GSİ'ye etkilerini değerlendirmek amacıyla, NO, Glutamat, ET-1 ve TNF Alfa Elisa testleri kullanıldı. Bu çalışmalar sonucunda elde edilen verilerin ajanın nöroprotektif etkisini desteklediğini saptadık. Ayrıca nöronların iskemik hasarını değerlendirmek için Neun boyamalarının immuno florasan değerlendirmelerinde, Rilmenidin grubunda SAK kontrol ve DMSO gruplarına kıyasla daha iyi ışıma elde edilirken; TTC boyamalarında Rilmenidin grubunda iskemi alanlarının daha az olduğu gösterildi. Davranış deneylerinde motor fonksiyonu ölçmek amacıyla Modifiye Garcia testi seçilirken; bilişsel fonksiyonları değerlendirmek amacıyla Y-Labirent testi seçildi. Davranış deneylerinin sonucunda Rilmenidin tedavisi alan grubun sonuçlarının SAK kontrol ve DMSO gruplarına kıyasla belirgin derecede yüksek olduğu görüldü. Bu sonuçlar Rilmenidin'in SAK sonrası komplikasyonları önlemede etkili bir ajan olabileceğini düşündürmektedir. Sonraki çalışmalarda bu bulguların daha fazla araştırılması altında yatan biyolojik mekanizmalara dair değerli bilgiler sağlayacaktır.