Klı̇nı̇ğı̇mı̇zde 2016-2022 yılları arasında açık spı̇nal dı̇srafı̇zm tanısı ı̇le opere edı̇len ve takı̇plerı̇nde gelı̇şen gergı̇n omurı̇lı̇k sendromu nedenı̇ ı̇le ı̇lave operasyon geçı̇ren vakaların retrospektı̇f analı̇zi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ABDULLAH ERTAŞ
Danışman: Yusuf TÜZÜN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Araştırmanın temel amacı, yenidoğan döneminde açık spinal disrafizm nedeniyle cerrahi müdahale geçiren hastalarda spina bifida türlerini belirlemek, şant cerrahisi ihtiyaçlarını değerlendirmek, skolyoz/kifoz birlikteliklerini incelemek ve eşlik eden ürolojik ve gastrointestinal sorunları ile birlikte özellikle ilave cerrahi müdahale gereksinimlerinin insidansını ortaya koymaktır. Ayrıca, tüm bu hastalar ile daha önce cerrahi öyküsü olmayan ve GOS nedeniyle opere edilen kapalı spinal disrafizm tanısı alan hastalar arasında da istatiksel bir karşılaştırma yapmayı hedefledik. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, tek merkezli ve retrospektif bir tasarıma sahiptir. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Etik Kurulu'ndan 2011-KAEK-25 2023/03-07 karar numarası ile onay alındıktan sonra başlatılmıştır. Bu çalışma kapsamında, 2016-2022 yılları arasında kliniğimizde açık spinal disrafizm tanısıyla ameliyat edilen ve takiplerinde gelişen gergin omurilik sendromu nedeniyle ilave cerrahi müdahale geçiren vakaları, ayrıca aynı yıllar içerisinde kapalı spinal disrafizm nedeniyle opere edilen tüm vakaları inceledik. Verilerine ulaşılamayan veya takiplerini dış merkezde yürütmek isteyen hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Toplamda, açık spinal disrafizm tanısı konmuş 96 vaka ve kapalı spinal disrafizm tanısı konmuş 42 vaka çalışmaya alınmıştır. Bulgular: Açık spinal disrafizm vakalarının takip sürelerinin ortalaması 4,80±2,10 yıl iken, kapalı spinal disrafizm vakalarında bu süre ortalama 3,67±1,84 yıl olarak belirlenmiştir. Nörolojik muayene oranlarına bakıldığında açık grubun %22,9'u normal bulgular sergilerken, kapalı grubun %78,6'sında normal bulgular saptanmıştır (p<0,001). Paraparezi, açık grupta %21,9, kapalı grupta ise sadece %2,4 oranında tespit edilmiştir. Parapleji, açık grupta %45,8 oranında bulunurken kapalı grupta bu durumla karşılaşılmamıştır. Monoparezi, açık grupta %4,2 oranında, kapalı grupta ise %19,0 oranında görülmüştür. Monopleji ise, açık grupta %5,2 oranında vaka tespit edilirken, kapalı grupta böyle bir durumla karşılaşılmamıştır. Bunun yanı sıra, açık spinal disrafizm vakaları kendi içlerinde incelendiğinde, ilave GOS operasyonu geçirenler daha fazla normal nörolojik muayene oranına sahipken (%29,1), ilave GOS operasyonu geçirmeyenlerde parapleji daha yüksek oranda saptanmıştır (%68,3). Ayrıca, açık spinal disrafizm vakalarında hidrosefali, şant ihtiyacı, Chiari Malformasyonu, skolyoz/kifoz varlığı, ürolojik problemler, gastrointestinal problemler ve mortalite oranlarının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir (p<0,001). Kapalı spinal disrafizm vakalarının alt tipleri incelendiğinde, kalın filum terminale, dermal sinüs traktı, diastometamyeli, intradural lipom, filum terminale lipomu ve nöroenterik kist vakalarının dağılımları belirlenmiştir. Sonuç: Araştırma, açık ve kapalı spinal disrafizm vakalarını inceleyerek önemli bulgulara ulaşmıştır. Açık spinal disrafizm vakalarının takip süreleri, kapalı vakalara göre anlamlı derecede uzundur. İlave GOS operasyonu geçirenlerin takip süre ortalamaları, operasyon geçirmeyenlere ve kapalı vakalara kıyasla belirgin şekilde yüksektir. Cinsiyet dağılımlarında anlamlı fark saptanmamıştır. Ancak, nörolojik muayene oranlarında açık grup normal nörolojik bulgu gösterme açısından düşük, kapalı grup ise yüksek orana sahiptir. İlave GOS operasyonu geçirenlerin normal nörolojik muayene oranının daha yüksek olduğu, bu operasyonu geçirmeyenlerde ise parapleji oranının arttığı gözlemlenmiştir. Eşlik eden komplikasyonlar, mortalite ve morbidite açısından ise, açık spinal disrafizm vakalarının kapalı spinal disrafizm vakalarına göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, ilave GOS operasyonu yapılmayan vakaların, operasyon yapılan vakalara göre şant ihtiyacı ve mortalite oranlarının istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar, açık ve kapalı spinal disrafizm vakaları arasında önemli klinik farklılıkların yanı sıra, açık spinal disrafizm operasyonunun uzun vadeli takip süresinde ve belirli komplikasyonlarda artmış riskle ilişkilendirildiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Spinal disrafizm, gergin omurilik sendromu, nöral tüp defekti, pediatrik beyin ve sinir cerrahisi.