Preeklamptik gebelerdeki maternal serum ürik asit ve kalsiyum değerlerinin perinatal sonuçlara etkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YEŞİM AKGÜN
Danışman: Veli MİHMANLI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Preeklampsi, anne ve fetüs sağlığı açısından önemli bir gebelik komplikasyonudur. Maternal ölümlerin en sık sebeplerinden biridir. Etiyolojisi ve patogenezi tam bilinmemektedir. Ciddi maternal ve fetal sonuçlara neden olabilmektedir. Amaç: Preeklampsiyi öngörebilmek, önleyebilmek ve yönetebilmek klinisyenler için önemlidir. Bu çalışmanın amacı, preeklamptik gebelerde serum ürik asit ve kalsiyum seviyelerinin maternal ve fetal komplikasyonlarla ilişkisini araştırmaktır. Gereç ve yöntem: Preklampsi tanısı alan 34-40. gebelik haftası arasında doğum yapan 189 kadın çalışmaya dahil edildi. Aynı gebelik haftaları arasında doğum yapan ve hipertansiyonu olmayan 205 kadın kontrol grubunu oluşturdu. Çalışmaya katılan kadınlara ait bilgiler retrospektif olarak hastane kayıtlarından elde edildi. Bulgular: Preeklampsi tanısı olan gebelerin yaş ortalaması 30,9±6,3, kontrol grubunda ise yaş ortalaması 27,9±6,2 olarak bulundu. Bu farklılık istatistiksel olarak anlamlı idi(p 0,05). Çalışma grubunda doğum haftası 37±1,7, kontrol grubunda ise 38,0±1,4 hafta olarak bulundu. Bu fark istatistiksel olarak anlamlı idi(p<0,05). Çalışma grubunda acil sezaryen oranı anlamlı olarak daha yüksek saptanırken(p<0,05), kontrol grubunda normal doğum oranları yüksek saptandı(p<0,05). Her iki grupta elektif sezaryen oranlarında bir farklılık bulunmadı. Çalışma grubunda hastanede yatış süresi, maternal yoğun bakım ünitesi ihtiyacı, yenidoğan yoğun bakım ünitesi ihtiyacı, IUGR varlığı ve IUMF varlığı anlamlı olarak daha yüksek bulundu(p<0,05). Çalışma grubunda ürik asit ve kalsiyum seviyeleri daha yüksek saptandı. Bu farklılık istatistiksel olarak anlamlı idi(p<0,05). Sonuç: Bu çalışmanın sonucuna göre serum ürik asit seviyeleri preeklampsi tanısı alan hasta grubunda, kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek bulundu. Serum ürik asit yüksekliği; preeklampsi grubunda eklampsi gelişimi ve HELLP sendromu gibi maternal komplikasyonlarla ilişkili bulundu, yenidoğanla ilgili olarak ise yoğun bakımda kalış süresi ile ilişkili idi. Serum kalsiyum düzeylerinin maternal ve fetal komplikasyonlarla bir ilişkisi saptanmadı.