Pap smear sitolojisi normal olup tip 16/18 dışı yüksek riskli HPV pozitifliği olan hastalara kolposkopik inceleme yapılmalı mı?


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF GÖRKEM BADEMCİ

Danışman: Murat MUHCU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Pap Smear sitolojisi normal olup Tip 16-18 dışı yüksek riskli HPV pozitifliği olan hastaların takip prosedürü ile ilgili farklı görüşler mevcuttur. Biz çalışmamızda iki farklı takip prosedürü ile takip edilen hastaların 1 yıl sonraki smear ve HPV test sonuçları ile kolposkopik bulgularını karşılaştırarak ilk başvuruda kolposkopi yapılmasının gerekliliğini saptamayı amaçladık. Gereç ve yöntem: Rutin kontrol veya herhangi bir jinekolojik şikayetle SBÜ Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğine başvuran, 21-65 yaşındaki, Pap Smear sitolojisi normal olup Tip 16-18 dışı yüksek riskli HPV pozitifliği olan, gebe olmayan ve histerektomi uygulanmamış 122 kadın hasta onam formunu imzaladıktan sonra çalışmaya dahil edildi. Çalışmaya dahil edilen tüm hastaların yaş, gravida, parite ve sigara kullanımı gibi demografik özellikleri sorgulandı. Hastalar ilk başvuruda kolposkopi yapılanlar (61 hasta) ve kolposkopi yapılmayanlar (61 hasta) olarak iki gruba ayrıldı. Kolposkopi yapılan hastaların sonuçları sınıflandırıldı: Grup 1 (anormal bulgu izlenmeyenler ve CIN-I) ve Grup 2 (CIN-II, CIN-III, karsinoma in-situ, invaziv serviks kanseri). Kolposkopi yapılan ve yapılmayan tüm hastalardan rutin olarak 1 yıl sonra spekulum yardımıyla pap smear ile eş zamanlı olarak HPV taraması için sürüntü alındı. Alınan servikal smearler hastanemiz jinekopatologları tarafından Bethesda 2014 sistemine göre değerlendirildi ve gönderilen servikal sitoloji materyalinde 14 adet hrHPV DNA Genotipleri (16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 66 ve 68) varlığı araştırıldı. Sonuçlar kayıt altına alındı ve kolposkopik inceleme tekrar edildi. Kolposkopik gözlemde anormal bulgu saptanan hastalardan servikal biyopsi alındı. Sonuçlar sınıflandırılarak kayıt altına alındı ve ilk başvurudaki sonuçlar ile karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmamızda genel olarak iki grup arasında yaş, parite, sigara kullanımı, menopoz durumu, güncel HPV pozitifliği ve anormal servikal sitoloji oranları arasında anlamlı istatistiki fark saptanmadı. İlk başvuruda kolposkopi yapılanların 1 yıl sonra yapılan kontrol kolposkopisinde %5 oranında anormal patolojik sonuç, ilk başvuruda kolposkopi yapılmayanların güncel kolposkopisinde ise %16 oranında anormal patolojik sonuç saptanmış olup yapılan istatistiki çalışmada iki grup arasında anlamlı fark tespit edildi (p<0.01).  İlk başvuruda kolposkopi yapılan hastaların % 11.5'ine, kolposkopi yapılmayanların ise % 6.5' ine LEEP uygulanmış olup yapılan istatistiki çalışmada iki grup arasında anlamlı fark saptanmadı; fakat ilk başvuruda kolposkopi yapılmayan grupta LEEP yapılan 1 hastada malignite tespit edildi. Sonuç: Tip 16 ve 18 dışı yüksek riskli HPV saptanan hastalarda erken dönemde yapılan kolposkopinin serviks kanserinin erken tanı ve tedavisinde fayda sağlayabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: Human Papilloma Virus, Kolposkopi, Serviksin preinvaziv lezyonları, Serviks kanseri