Basit atipisiz endometriyal hiperplazi ile metabolik sendrom ve insülin direnci arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÜRCAN ÖZÇOBANLAR
Danışman: Yusuf ÜSTÜN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Basit atipisiz endometriyal hiperplazi, malignite potansiyeli düşük olmakla birlikte, hormonal ve metabolik faktörlerin etkisiyle gelişen bir endometriyal patolojidir. Bu çalışma, basit atipisiz endometriyal hiperplazi ile metabolik sendrom (MS) ve insülin direnci arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi ve trigliserid-glukoz indeksi (TyG) ile HOMA-IR (Homeostatic Model Assessment for Insulin Resistance) gibi metabolik belirteçlerin tanısal değerini ortaya koymayı amaçlamıştır. Çalışma, endometriyal hiperplazinin metabolik faktörlerle ilişkisini literatüre yeni bulgularla katkı sağlayarak ele almıştır. Gereç ve Yöntemler: Araştırma, Temmuz 2024 - Ekim 2024 tarihleri arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğine anormal uterin kanama (AUK) şikayeti ile başvuran premenopozal kadınlar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya toplam 182 kadın katılmış; bunlar histopatolojik değerlendirmelere göre kontrol grubu (n=91) ve Basit atipisiz endometriyal hiperplazi grubu (n=91) olarak ikiye ayrılmıştır. Endometriyal biyopsiler poliklinik koşullarında alınmış ve 1994 Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) kriterlerine göre değerlendirilmiştir. Katılımcılardan demografik ve klinik bilgiler alınmış; bel çevresi, vücut kitle indeksi ( VKİ), trigliserid, HDL(High-Density Lipoprotein), LDL(Low-Density Lipoprotein), total kolesterol, açlık kan şekeri(AKŞ), açlık insülin, HOMA-IR ve TyG değerleri analiz edilmiştir. İstatistiksel analizler SPSS 20 programı ile yapılmış, ROC eğrileri ve lojistik regresyon modelleri kullanılarak tanısal ve prediktif değerler belirlenmiştir. Bulgular: Hasta grubunda VKİ, açlık insülin, HOMA-IR ve TyG indeks değerleri kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulunmuştur (p<0,05). ROC analizi, TyG indeksinin ≥4,85 cut-off değeri ile endometriyal hiperplazi tanısında %71,3 sensitivite ve %64,8 spesifite sağladığını göstermiştir (p<0,001). Metabolik sendrom prevalansı hasta grubunda %62,6 iken kontrol grubunda %35,2 olarak tespit edilmiştir (p<0,001). Lojistik regresyon analizinde metabolik sendromun BAEH gelişimi üzerindeki etkisinin anlamlı olduğu görülmüş (OR=2,824, %95 CI: 1,417- 14 5,626), VKİ ve bel çevresinin de bağımsız risk faktörleri arasında olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Metabolik sendrom, insülin direnci ve lipid disfonksiyonları, BAEH patogenezinde kritik rol oynamaktadır. TyG indeksi ve HOMA-IR gibi metabolik belirteçler, anormal uterin kanama ile başvuran hastalarda endometriyal patolojilerin değerlendirilmesinde potansiyel tanısal araçlar olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, endometriyal hiperplazi ile metabolik sendrom arasındaki biyolojik bağlantılara dikkat çekmekte ve metabolik risk faktörlerinin erken dönemde yönetiminin önemini vurgulamaktadır. Elde edilen bulgular, geniş popülasyonlarda yapılacak ileri çalışmalara ışık tutabilecek niteliktedir. Anahtar Kelimeler: Basit Atipisiz Endometriyal Hiperplazi, HOMA-IR, İnsülin Direnci, Metabolik Sendrom, Trigliserid-Glukoz İndeksi