Radyografik ve non-radyografik aksiyal spondiloartropati hastalarında biyolojik tedavilerin yorgunluk ve santral sensitizasyon üzerine etkileri ve ağrı, yaşam kalitesi, inflamasyon ve hastalık aktivitesiyle ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SULTAN YAYLA YİĞİT
Danışman: Emin GEMCİOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Spondiloartropati, kronik, özellikle de omurga eklemlerini etkileyen, aynı zamanda eklem dışı tutulum gösteren inflamatuar tipte bir romatizmal hastalıktır. SpA, görüntüleme özelliklerine göre iki alt gruba ayrılır : radyografik ve non-radyografik. Bu hastaların biyolojik tedavi başlandığı esnada tedavi yanıtı farklı yöntemler doğrultusunda değerlendirilmektedir. C-reaktif protein (CRP) ve Eritrosit sedimentasyon hızı (ESH) , objektif sonuçlar vermesine rağmen klinik yanıta dayalı bu hastalık grubunda yanıt değerlendirmekte yetersiz kalmaktadır. Bu sebeple, günümüzde klinik ölçeklerin hayatımıza girmesiyle biyolojik tedavilerin hastalar üzerindeki etkisinin daha bütüncül ve bireyselleştirilmiş olması gerektiğinin önemini vurgulamaktadır. Bu çalışmada, radyografik Ax-SpA ve nr-AxSpA hastalarında biyolojik ajan tedavisinin yorgunluk ve santral sensitizasyon üzerine etkilerini aynı zamanda ağrı, yaşam kalitesi, uyku, inflamasyon ve hastalık aktivitesi ile ilişkisini değerlendirmeyi amaçladık. Çalışmamızda bulunan üç farklı biyolojik ajan grubunun tedavide birbirlerine üstünlükleri olup olmadığını göstermeyi hedeflemekteyiz. Bu çalışma, biyolojik ajan tedavisine başlanması aşamasında tedavi seçimine yönelik klinik karar süreçlerine ışık tutabilecek nitelikte olup, mevcut literatüre değerli katkılar sunma potansiyeli taşımaktadır. Yöntem: Çalışmaya Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Etlik Şehir Hastanesi Romatoloji polikliniğinde takipli Assessment of SpondyloArthritis international Society (ASAS) sınıflandırma kriterlerine uygun Spondiloartrit tanısı konulan 26 Anti-TNF, 21 İL-17 inhitörü, 8 JAK-inhibitörü kullanan 3-6 ay aralıklarla kontrole gelen toplamda 55 hasta alınmış ve çalışmalarını tamamlamışlardır. Başlangıçta, tedavinin 3. Ayında ve 6.ayında toplamda 3 kez hastalarla değerlendirme yapıldı. Hastaların akut faz reaktanları, Kronik Hastalık Tedavisinin fonksiyonel değerlendirmesi-Yorgunluk (FACİT-F) ölçeği, Bath Ankilozan Spondilit Hastalık Aktivite İndeksi (BASDAI), Bath Ankilozan Spondilit Fonksiyonel İndeksi (BASFI), Ankilozan Spondilit Yaşam Kalitesi Anketi (ASQoL), Pittsburgh Uyku Kalitesi Indeksi (PUKI) ile Santral sensitizasyon ölçeği (SSÖ) kaydedildi ve uygun istatikstiksel yöntemlerle analiz edildi. Sonuç: Analiz sonuçları incelendiğinde, tüm klinik indeksler (FACIT, BASDAI, BASFI, ASQoL, SSÖ, PUKİ) ve inflamatuar belirteçler (CRP ve ESH) açısından 3. ay ve 6. ay ölçümlerinin, tedavi öncesi (0. ay) değerlerine kıyasla biyolojik ajan türünden bağımsız istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha iyi olduğu bulunmuştur (p <0.05). Hastaların ölçülen tüm zamanlardaki skor ortalamaları temel alınarak biyolojik ajan grupları birbiriyle kıyaslandığında; sosyodemografik, klinik ve laboratuar düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Tartışma: Klinik açıdan bu sonuçlar, seçilen biyolojik tedavi yönteminden bağımsız olarak, tedavi sürecinin hastaların klinik semptomlar ve laboratuvar parametrelerinde anlamlı bir iyileşme sağladığını göstermektedir. Aynı zamanda, üç farklı biyolojik tedavi yönteminin (Anti-TNF, IL-17 ve JAK inhibitörü) hastalar üzerindeki genel terapötik etkinlik düzeylerinin birbirine benzer olduğunu ifade etmektedir.