Diyabetik hastalarda yağlı pankreas şiddetini öngörmede biyoimpedans ile VKİ ve vücut kompozisyonunun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NİSA ALBAYRAKOĞLU

Danışman: Mustafa KAPLAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Bu araştırmanın amacı, tip 2 DM hastalarında yapılan biyoimpedans analizi ile elde edilen VKİ, vücut yağ oranı, yağ kütlesi ve iç yağlanma oranı gibi parametrelerle, üst abdomen MR görüntülemelerinde tespit edilen pankreas yağ fraksiyonu arasında bir bağlantı olup olmadığını araştırmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışma retrospektif bir vaka kontrol çalışmasıdır. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları ve Metabolik Sendrom polikliniklerine ayaktan başvuran, tip 2 DM tanısı olan ve herhangi başka bir endikasyon ile son 3 ay içinde üst abdomen MR görüntüsü bulunan hastalar çalışmaya alındı. Mevcut MR görüntüleri, Radyoloji kliniği tarafından yeniden değerlendirilerek, pankreas yağ fraksiyon oranı hesaplandı. Hasta kayıt bilgilerinden hastalara ulaşılarak tekrar polikliniğe çağrıldı. 61 pankreas yağlanması olan ve 79 pankreas yağlanması olmayan toplamda 140 tip 2 DM tanılı hasta çalışmaya dahil edildi. Biyoimpedans analizi yoluyla ölçüm yapan Tanita cihazı ile VKİ, vücut yağ kütlesi, yağ oranı, kas oranı, iç yağlanma oranı gibi değerlerin ölçümleri yapıldı. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 55,56±8,27 olarak hesaplandı. Bu hastaların 71'i (%50,7) kadın ve 69'u (%49,3) erkekti. Hastaların pankreas yağ fraksiyonları ile bel çevresi, iç yağlanma oranı ve AST değerleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edildi. Ayrıca, pankreas yağlanması olan ve olmayan grup arasında iç yağlanma oranı değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlendi. İç yağlanma oranının, hangi düzey üzerinde pankreas yağlanmasını gösterdiğini belirlemek amacıyla yapılan ROC analizinde, cut-off değer 12 olarak bulundu. SONUÇ: Bu çalışma, biyoelektriksel impedans analizi yöntemiyle elde edilen visseral yağlanma oranının, MR sonucunda belirlenen pankreas yağ fraksiyonuyla istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkisi bulunduğunu ortaya koydu. Bu bulgular, pankreas yağlanmasının tanısını koymak amacıyla biyoelektriksel impedans analizi yönteminin de kullanılabileceğini gösterdi. Noninvaziv, kullanımı kolay ve yaygın olarak erişilebilir olan biyoimpedans analiz cihazlarının, pankreas yağlanması tanısında etkili bir araç olarak kullanılabileceği sonucuna varıldı. Ancak, pankreas yağ oranını öngörmede prospektif ve büyük ölçekli çalışmalara ihtiyaç vardır.