Kranial menengiomaların kontrastlı kranial manyetik rezonans görüntüleme (MRG) özellikleri ve histopatolojik parametrelerle nüks olasılığının araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESRA AYGÜN
Danışman: Ahmet Mesrur HALEFOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Kraniyal meningiomlar erişkin yaş grubunda en sık görülen primer intrakraniyal tümörlerdir. Her ne kadar büyük çoğunluğu benign karakterli olsa da bazı olgularda agresif biyolojik davranış, artmış proliferatif aktivite ve rekürrens gelişebilmektedir. Son yıllarda, yalnızca histopatolojik değerlendirmelerin değil, preoperatif manyetik rezonans görüntüleme (MRG) bulgularının da tümör biyolojisi ve nüks riski hakkında prognostik bilgi sağlayabileceği bildirilmektedir. Bu çalışmada, kraniyal meningiomlarda kontrastlı kranial MRG bulguları ile histopatolojik parametreler arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi ve bu parametrelerin nüks riski ile bağlantısının araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif ve tek merkezli çalışmaya, Ocak 2014 ile Eylül 2025 tarihleri arasında opere edilen ve histopatolojik olarak kraniyal meningiom tanısı doğrulanan 97 hasta dahil edildi. Tüm hastaların preoperatif kontrastlı kranial MRG incelemeleri retrospektif olarak yeniden değerlendirildi. Görüntüleme analizinde tümör boyutu, lokalizasyon, kontur özellikleri, T1 ve T2 sinyal karakteristikleri, kontrastlanma paterni, peritümöral ödem, dural tail bulgusu, flow-void varlığı, difüzyon kısıtlılığı ve apparent diffusion coefficient (ADC) değerleri kaydedildi. Histopatolojik değerlendirmede WHO 2021 derecelendirmesi, Ki-67 proliferasyon indeksi ve p53 ekspresyon durumu incelendi. Radyolojik ve histopatolojik parametrelerin nüks ile ilişkisi uygun istatistiksel yöntemlerle analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması 55,42 ± 14,45 yıl olup olguların %71,1'i kadındı. Nüks gelişen olgularda tümör boyutunun anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptandı (p=0,030). T2 hiperintensite, nüks gelişen grupta belirgin olarak daha sık izlendi ve nüks riskinde yaklaşık 4,7 kat artış ile ilişkili bulundu (p=0,003). Difüzyon kısıtlılığı varlığı, nüks eden olgularda anlamlı derecede daha yüksek oranda saptandı (p<0,001) ve nüks gelişme olasılığını belirgin şekilde artırdığı görüldü (OR=10,13). ADC değerleri nüks gelişen grupta anlamlı derecede daha düşük bulundu. Ayrıca düşük ADC değerlerinin artmış proliferatif aktivite ve yüksek histopatolojik derece ile ilişkili olduğu gözlendi. Ki-67 proliferasyon indeksinin WHO derecesi arttıkça anlamlı şekilde yükseldiği saptandı. Sonuç: Kontrastlı çok parametreli MRG değerlendirmesi, kraniyal meningiomların biyolojik davranışı hakkında önemli prognostik bilgiler sağlamaktadır. Özellikle difüzyon kısıtlılığı ve düşük ADC değerleri, yüksek proliferatif aktivite ve nüks riski ile anlamlı ilişki göstermektedir. Radyolojik bulguların histopatolojik parametrelerle birlikte değerlendirilmesi, preoperatif risk sınıflandırmasına katkı sağlayabilir ve hastaya özgü takip ile tedavi stratejilerinin planlanmasında yol gösterici olabilir.