IFCPC 2011 kriterlerine göre biyopsi endikasyonu konulan hastalarda Swede skoru ile servikal patolojilerin öngörülebilirliğinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YUNUS EMRE BAL

Danışman: Yusuf ÜSTÜN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada amaç, IFCPC 2011 kolposkopi kriterlerine göre biyopsi endikasyonu konulan hastalarda Swede Skoru'nun servikal patolojilerin öngörülebilirliğindeki etkinliğini değerlendirmektir. Ayrıca, Swede Skoru'nun histopatolojik tanılarla, sitolojik sınıflamalarla ve klinik yönetim kararlarıyla uyumu incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışma, prospektif bir tasarımla gerçekleştirilmiştir. Ankara eğitim ve araştırma hastanesinin kadın hastalıkları ve doğum kliniğinin, jinekoloji onkoloji polikliniğinde, IFCPC 2011 kriterlerine göre kolposkopik biyopsi endikasyonu konulan toplam 108 hasta değerlendirmeye alınmıştır. Hastaların yaş, HPV tipi, sitoloji sonuçları, Swede Skoru bileşenleri ve histopatoloji sonuçları kaydedilmiştir. Swede Skoru'nun ≥4, ≥5 ve ≥8 eşik değerlerine göre tanısal doğruluğu ve LSIL/HSIL öngörüsü istatistiksel analizlerle değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 108 hastanın %42,6'sında LSIL,%13'ünde HSIL, %1,9'unda invaziv servikal karsinom saptanmıştır. Swede Skoru ≥8 olan hastalarda kanser oranı anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p<0.01). Skoru <4 olan olguların büyük kısmında yalnızca benign veya çok az sayıda LSIL düzeyinde patolojiler izlenmiştir. Swede Skoru ile histopatolojik tanı ve sitolojik sınıflama arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır. Gereksiz biyopsi oranlarının azaltılmasında Swede Skoru'nun potansiyel katkısı dikkat çekicidir. Sonuç: Swede Skoru, kolposkopik değerlendirmede objektif karar verme sürecini destekleyen, düşük ve yüksek dereceli servikal lezyonların öngörülmesinde etkin ve klinik kullanıma uygun bir skorlama sistemidir. IFCPC kriterlerine göre biyopsi endikasyonu konulan hastalarda, Swede Skoru ile hem histopatolojik hem de sitolojik veriler arasında anlamlı uyum sağlanmış, bu da sistemin tanısal değerini ortaya koymuştur. HPV temelli ulusal tarama programı bağlamında, Swede Skoru'nun entegrasyonu ile hem gereksiz biyopsilerin azaltılması hem de doğru zamanda tedavi sağlanması mümkün olabilir. Anahtar Kelimeler: Swede skoru, kolposkopi, HGSIL, LGSIL