Sellar bölgenin kistik özellikteki kitlelerinden Rathke kleft kisti, kraniofaringioma ve kistik adenomların manyetik rezonans görüntüleme özellikleri ile ayırıcı tanısının yapılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TUĞBA YILDIZ

Danışman: Ahmet Mesrur HALEFOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

SELLAR BÖLGENİN KİSTİK ÖZELLİKTEKİ KİTLELERİNDEN RATHKE KLEFT KİSTİ, KRANİOFARİNGİOMA VE KİSTİK ADENOMLARIN MANYETİK REZONANS GÖRÜNTÜLEME ÖZELLİKLERİ İLE AYIRICI TANISININ YAPILMASI Amaç: Sellar bölgenin kistik lezyonları, benzer klinik bulgular sergilemeleri ve tedavi yaklaşımlarının belirgin farklılık göstermesi nedeniyle ayırıcı tanıda güçlük oluşturmaktadır. Bu çalışma, Rathke kleft kistleri, kistik hipofiz adenomları ve kraniyofaringiomaların ayırt edilmesine yönelik MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme) bulgularını sistematik olarak değerlendirmeyi ve literatürde tanımlanan tanısal belirteçleri desteklemeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak tek merkezde yürütülen çalışmada, patolojik tanısı kesinleşmiş, preoperatif MRG'de kistik karakter gösteren toplam 82 sellar lezyon incelendi. Lezyonlar; intrakistik nodül, sıvı–sıvı seviyesi, T2 hipointens rim, intralezyonel septasyon, kalsifikasyon, duvar paterni ve kontrastlanması, yerleşim yeri, bası bulguları ve Tavakol sınıflamasına göre morfolojik kist tipi gibi kriterlere göre değerlendirildi. Rathke kleft kisti, kistik hipofiz adenomu ve kraniyofaringioma grupları karşılaştırılarak tanısal ayırt edici MRG özellikleri tanımlandı. Bulgular: Rathke kleft kistleri çoğunlukla orta hat yerleşimli, ince ve düzenli duvar kontrastlanması gösteren, intrakistik nodül içeren, Tavakol kist sınıflamasına göre Tip 1 morfolojide lezyonlardır. Kraniyofaringiomalar yüksek oranda kalsifikasyon içermekte olup daha kompleks kontrastlanma ve duvar yapısına sahip ve Tip 4 morfolojide izlenmekteydi. Kistik hipofiz adenomlarında sıvı–sıvı seviyesi (%23), belirgin intralezyonel septasyon (%84) ve T2 hipointens rim (%70) gibi bulgular ayırt edici özellik gösterdi. Rathke kleft kistlerinde intrakistik nodül oranı %36, kraniyofaringiomalarda kalsifikasyon oranı %85, kistik adenomlarda sıvı–sıvı seviyesi oranı ise literatürle uyumlu olarak yüksek bulundu. Tavakol sınıflaması çalışmamızda da ayırıcı tanıya katkı sağladı. Sonuç: MRG temelli çok parametreli değerlendirme, sellar bölgenin kistik lezyonlarının ayırıcı tanısında güçlü bir tanısal yaklaşım sunmaktadır. Özellikle viii yerleşim paterni, septasyon, T2 hipointens rim, intrakistik nodül ve sıvı–sıvı seviyesi gibi bulguların birlikte yorumlanması, Rathke kleft kisti, kistik adenom ve kraniyofaringioma ayrımını anlamlı düzeyde kolaylaştırmaktadır. Çalışmada elde edilen veriler doğrultusunda geliştirilen tanısal algoritmanın klinik uygulamada cerrahi planlama ve hasta yönetiminde yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Rathke kleft kisti, kistik hipofiz adenomu, kraniyofaringioma, Manyetik Rezonans Görüntüleme