Süt çocukluğu döneminde elektroensefalografi (EEG) çekilen hastalarda non-epileptik paroksismal olayların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HİLAL KARPUZCU
Danışman: Fatih Mehmet KIŞLAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç:Çalışmamızda süt çocukluğu döneminde nöbet geçirme yakınması ile çocuk nöroloji polikliniğine başvuran ve non-epileptik paroksismal olay (NEPO) düşünülerek elektroensefalografi (EEG) çekilen 1-24 ay arası hastaların demografik, klinik, laboratuvar özelliklerinideğerlendirilmekve EEG'nin tanıya olan katkısını belirlemek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem:Retrospektif tanımlayıcı tipteki bu çalışmada merkezimizdeki Çocuk Nöroloji Polikliniğine 1 Ocak 2015 – 31 Mart 2021 tarihleri arasında başvuran, süt çocukluğu (1-24 ay) döneminde çeşitli sebeplerle EEG çekilen hastaların dosyaları geriye dönük olarak incelenmiştir. Belirtilen tarih ve yaş grubunda olup polikliniğe başvuran toplam 5614 tane hastanın dosyası incelenmiştir.Bunlar içerisinden 1465 hastaya EEG çekimi yapıldığı belirlenmiştir.Nöbet geçirme yakınması ile başvuran ve çalışmaya dahil etme/dışlanma kriterlerini karşılayan NEPO düşünülerek EEG çekimi yapılan toplam 216 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Bulgular:Nöbet geçirme yakınması ile başvuran ve NEPO düşünülerek EEG çekimi yapılan 216 hasta bulunmaktadır. Hastaların 119'unda (%55,1) katılma nöbeti, 23'ünde (%10,6) jitterines, 20'sinde (%9,3) ürperme atağı, 12'sinde (%5,6) benign uyku miyoklonisi düşünülerek EEG çekimi yapıldığı tespit edilmiştir. Hastaların 119'u (%55,1) erkek, 97'si(%44,9) kızdır (p=0,670). Hastaların 25'inde (%11,6) anormal EEG sonuçlarıtespit edilmiştir.Toplam 16 hastaya anti-epileptik ilaç (AEİ) başlanmıştır. Sonuç:Gerçek nöbet ve NEPO klinikte sık karşılaşılan ve karıştırılabilen klinik durumlardır.AEİ başlama kararı vermeden önce gerçek nöbet ve NEPO ayırımı yapmak önemlidir. EEG çekimi NEPO ve gerçek nöbet ayrımında anlamlı bir yol göstericidir. Hastalara gereksiz incelemeler yapılmasının ve uzun süreli AEİ yan etkilerine maruz kalınmasının önlenmesi bakımından EEG yardımıyla doğru tanıya ulaşmanın önemi vurgulanmaktadır.