Tip 2 diabetes mellitus hastalarında sodyumglukoz ko-transporter tip 2 inhibitör tedavisininhepatosteatoz üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İREM HAZAL TOROSLU BAYRAKTAR

Danışman: İhsan ATEŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ VE AMAÇ: Tip 2 Diabetes Mellitus (DM) insülin eksikliği ve vücuttaki insülin kullanım mekanizmalarındaki bozukluklara bağlı olarak hiperglisemi ile seyreden karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasının etkilendiği yaygınlığı giderek artan önemli bir halk sağlığı sorunudur 1 .Tip 2 diyabet birçok metabolik hastalık ile yakından ilişkili olup bunlardan en önemli ve yaygın olanlarından biri Non Alkolik Yağlı Karaciğer Hastalığıdır (NAYKH).NAYKH prevalansının dünya genelinde %38 civarında olduğu ve giderek artacağı tahmin edilmektedir. Diyabet hastalarında ise NAYKH riski normal populasyona göre 2 kat daha yüksektir 2 . NAYKH alkol dışı nedenlere bağlı olarak meydana gelen karaciğer yağlanmalarını tanımlar. Non alkolik yağlı karaciğer (NAYK ) ve non alkolik steatohepatit(NASH) olmak üzere alt gruplara ayrılır. NAYK izole yağlanma şeklinde olup bazen hafif derecede lobüler inflamasyon içerebilir. NASH'de ise karaciğerde yağlanma ile birlikte hepatositlerde balonlaşma, iltihabi infiltrasyon, fibrozis gibi histolojik bulgular görülür. NASH siroz ve hepatoselüler karsinom(HCC) gibi çok ciddi tablolara ilerleyebildiği için önlem alınması ve etkili tedavi yapılması gereken bir hastalıktır 3,4 . Son yıllarda kullanımı giderek yaygınlaşan yeni nesil oral antidiyabetik ajanlardan SGLT-2 İnhibitörlerinin metabolik etkileri ile NAYKH'a olumlu etki sağlayabildiği düşünülmektedir. Pioglitazon ve GLP-1 RA gibi bazı antidiyabetik ilaçların hepatosteatoza etkisiyle ilgili çokça araştırma mevcutken, SGLT-2 inhibitorlerinin karaciğer yağlanması üzerine etkileri kesin olarak aydınlatılamamıştır 5 .Bu nedenle SGLT-2 inhibtörlerinin NAYKH üzerine etkilerini değerlendirmek ve literature katkı sağlamak adına çalışmamızı planladık. Tip 2 DM'li, hepatosteatoz saptanmış hastalarda tedavi öncesi ve sonrası serolojik testler, antropometrik ölçümler ve radyolojik görüntülemeler yaparak SGLT-2 inhibitörlerinin karaciğerde yağlanma ve fibrozis üzerine etkilerini değerlendirmeyi amaçladık. MATERYAL ve METOD: Çalışmamıza Ankara Bilkent Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği'ne başvuran,18 yaşından büyük, Tip 2 Diyabetes Mellitus tanısı olup daha önce SGLT-2 inhibitör kullanımı olmayan, hepatosteatoz saptanmış ve hastanemizdeki herhangi bir iç hastalıkları polikliniğinde SGLT-2 inhibitör tedavisi başlanan hastalar dahil edildi. Çalışmamız tek merkezli, prospektif ve kesitsel  olarak planlandı. Çalışma tedaviye uyum sağlamış ve takiplere düzenli başvuran 52 hasta ile yapıldı. Tedavi başlangıcı ve takibinin 6. ayındaki biyokimyasal parametreler, antropometrik ölçümler ve radyolojik tetkikler(abdominal ultrasonografi, 2D Shear Wave Elastografi) incelendi. BULGULAR: Çalışmaya daha önce poliklinik kontrollerinde abdomen USG ile hepatosteatoz saptanmış ve ilk kez SGLT-2 inhibitor tedavisi başlanan Tip 2 DM tanılı 52 hasta dahil edildi. Tüm çalışma grubunun yaş ortalaması 54,33 ± 10,2 yıldı ve %37,5'i (n=20) kadındı. Hastaların yarısı empagliflozin kullanırken(26), yarısı dapagliflozin(26) kullandı. Hastaların 44 tanesinin (%85) metformin kullanım öyküsü mevcuttu. Yirmi üç hasta(%45) önceden statin kullanmıştı. Hastalarda SGLT- 2 inhibitör tedavisi haricinde ilaç eklenmesi ya da değişimi yapılmadı Çalışma grubunda yer alan hastaların kilo, VKİ, bel çevresi, bel/kalça çevresi oranı, açlık kan glukozu, HbA1c, LDL, LSM (liver stiffness mesasurement) değerlerinin tedavi sonrasında tedavi öncesine göre daha düşük olduğu tespit edildi ve bu farklılıklar istatistiksel olarak anlamlıydı (p 0,05). Tedavi öncesi VKİ değeri ile LSM değeri arasında orta şiddette pozitif bir korelasyon olduğu tespit edildi (R =0,485 ve p = 0,002). Benzer şekilde tedavi öncesi bel/kalça çevresi oranı ile LSM değeri arasında çok yüksek korelasyon olduğu tespit edildi (R = 0,804 ve p 0,05, tüm parametreler için). TARTIŞMA VE SONUÇ: Tip 2 DM tanılı ve SGLT-2 inhibitor tedavisi başlanan hastalarda tedavinin 6. ayındaki değerlendirmede glisemik değerler ve antropometrik ölçümlerdeki iyileşmenin yanı sıra steatoz derecesi (grade ) ve fibrozis miktarını gösteren LSM değerleri üzerinde olumlu sonuçlarının olduğu görülmüştür. Çalışmamız sonucunda SGLT-2 inhibitörlerinin kardiyorenal protektif etkilerinin yanında NAYKH tedavisinde de etkili olabileceği düşünülmüştür. Karaciğer fibrozisine etkisi tam olarak netleşmemekle birlikte, steatozdaki gerilemenin kronik inflamasyonu azaltması, fibrozisin ilerlemesini durdurmasıyla gerçekleştiği düşünülmektedir. Ayrıca bu ajanların hepatik proinflamatuar sitokinlerin ekspresyonunu inhibe ederek antifibrotik etki sağladığını düşündüren çalışmalar da mevcuttur 6 SGLT-2 inhibitörlerinin NAYKH üzerindeki patofizyolojisi ve etkilerinin daha iyi anlaşılabilmesi için daha çok randomize, kontrollü ve biyopsi karşılaştırmalı çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: SGLT-2 inhibitör, hepatosteatoz, hepatik fibrozis, NAYKH