Okul öncesi (0-6) yaş çocuklarda ekran bağımlılığının incelenmesi ve ebeveynlerin dijital farkındalığının belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FURKAN GÜR

Danışman: Seçil ARICA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu araştırmanın temel amacı, 0–6 yaş okul öncesi dönemde çocukların ekran maruziyet durumlarını incelemek ve ebeveynlerin ekran kullanımına karşı tutumlarının ve farkındalıklarının bu maruziyete etkisini belirlemektir. Çalışma kapsamında çocukların günlük ekran süresi, ekran kullanım amaçları ve ekranla ilk tanışma yaşları ile ebeveynlerin tutum ve davranışları arasındaki ilişkiler değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem:Bu çalışma, İstanbul ilinde yer alan Gaziosmanpaşa Aile Sağlığı Merkezinde, 0–6 yaş aralığında çocuğu bulunan ebeveynler ile yürütülmüş, tanımlayıcı, kesitsel ve gözlemsel bir anket araştırmasıdır. Çalışma kapsamında gönüllü olarak katılmayı kabul eden 275 ebeveynden yüz yüze görüşme yöntemiyle veri toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen sosyodemografik bilgi formu ve Dijital Ebeveynlik Farkındalık Ölçeği (DEFÖ) kullanılmıştır. DEFÖ, dijital medya kullanımıyla ilişkili ebeveyn farkındalığını değerlendirmek üzere oluşturulmuş ve dört alt boyuttan oluşmaktadır: Risklerden Koruma (RK), Verimli Kullanım (VK), Olumsuz Model Olma (OMO) ve Dijital İhmal (Dİ). Ölçek, beşli Likert tipi derecelendirme ile uygulanmış; her alt boyut 4–20 puan arasında değerlendirilmiştir. Yüksek RK ve VK puanları yüksek farkındalığı, yüksek OMO ve Dİ puanları ise düşük dijital ebeveynlik farkındalığını göstermektedir. Toplanan veriler SPSS 25.0 programı ile analiz edilmiş; tanımlayıcı istatistikler ile birlikte normal dağılım varsayımı Shapiro-Wilk testi ile değerlendirilmiş; parametrik olmayan gruplar için Mann Whitney U ve Kruskal Wallis testleri uygulanmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışma öncesinde etik kurul onayı alınmış ve tüm katılımcılardan yazılı onam formu temin edilmiştir. Bulgular: Araştırmaya katılan ebeveynlerin yaş ortalaması anneler için 32,7 ± 4,99, babalar için 34,21 ± 5,4 olarak saptanmıştır. Katılımcıların %87,64'ü anne ve babanın birlikte yaşadığını, %44,73'ü ise hane gelir düzeyinin asgari ücret ve altında olduğunu belirtmiştir. Çocukların yaş dağılımı %50,55 oranında 0–48 ay, %49,45 oranında ise 48–72 ay arasında değişmekte olup, cinsiyet dağılımı neredeyse eşittir (%49,82 erkek; %50,18 kız). Günlük ekran süresi 0–2 saat aralığında olan çocukların oranı %64,45 iken, hafta sonları bu oran %25,45 düzeyinde 3 saat ve üzerine çıkmaktadır. Çocukların %34,55'inin kendine ait bir tableti, %5,09'unun bilgisayarı bulunmaktadır. Ayrıca katılımcıların %55,27'si yemek sırasında, %48,73'ü ise uyku öncesinde ekran kullanımına izin verdiğini ifade etmiştir. Dijital Ebeveynlik Farkındalık Ölçeği (DEFÖ) toplam puan ortalaması 43,86 ± 4,1 olarak bulunmuştur. Alt boyutlara göre en yüksek ortalama Dijital İhmal (11,56 ± 2,02) ve Verimli Kullanım (11,25 ± 2,11) puanlarında gözlenmiştir. Annesi sigara kullanmayan çocuklarda Dijital İhmal puanı istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek bulunurken (p<0,05), annesi alkol kullanan bireylerde Olumsuz Model Olma puanı anlamlı düzeyde artmıştır (p<0,01). Çocukların ekran süresi ile ebeveyn ekran süresi, çocuğun ekranla ilk tanışma yaşı ve ebeveynin ekran kuralları uygulama durumu arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur. Özellikle ebeveynin çocukla birlikte ekran kullanması, içerik ve süre sınırlaması yapması gibi olumlu davranışlarla ekran bağımlılığı eğilimi arasında ters yönlü anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Sonuç: Bu çalışma sonucunda, okul öncesi dönemdeki çocukların ekran maruziyeti ile ebeveynlerin dijital ebeveynlik farkındalık düzeyleri arasında anlamlı ilişkiler olduğunu gözlemledik. Elde ettiğimiz bulgular, çocukların ekran süresinin yalnızca bireysel tercihlerle değil, ebeveyn tutumları ve aile içi dijital alışkanlıklarla doğrudan ilişkili olduğunu göstermektedir. Özellikle içerik ve süre kısıtlaması, çocukla birlikte ekran kullanımı ve denetim gibi olumlu ebeveyn davranışlarının, ekran bağımlılığı riskini azaltma yönünde etkili olduğunu gördük. Buna karşın dijital ihmal, tutarsız disiplin ve ekranı ödül ya da ceza aracı olarak kullanma gibi yaklaşımlar, ekran bağımlılığı eğilimini artıran faktörler olarak karşımıza çıktı. DEFÖ alt boyutlarından elde edilen puanların bazı sosyodemografik ve davranışsal faktörlerle anlamlı düzeyde farklılık göstermesi ise, dijital ebeveynlik farkındalığının yalnızca bilgi düzeyine değil; yaşam tarzı, ebeveynin kendi dijital alışkanlıkları ve aile içi rollerine de bağlı olduğunu düşündürdü. Bu sonuçlara dayanarak, dijital medya kullanımının çocuk sağlığı üzerindeki etkilerinin azaltılması adına, özellikle birinci basamak sağlık hizmetlerinde ebeveynlere yönelik danışmanlık ve farkındalık çalışmaları yapılmasının önemli olduğunu değerlendiriyoruz. Anahtar Kelimeler: Ekran bağımlılığı, okul öncesi, ebeveyn tutumu, dijital ebeveynlik farkındalığı