Neoadjuvan kemoterapi alan meme kanserli hastalarda tedavi yanıtını ve aksiller lenf nodu durumunu öngörmede Hemoglobin, Albümin, Lenfosit, Platelet (HALP) skorunun önemi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUHAMMED KEREM DELİ
Danışman: Serap EREL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Meme kanseri, insidansı gün geçtikçe artan, kansere bağlı ölümler arasında ciddi orana sahip bir hastalıktır. Erken tanı, gelişmiş tedaviler ve toplumsal farkındalık sayesinde sağkalım oranları artmış olsa da hala iyi sonuç düzeylerine ulaşılamamıştır. Neoadjuvan Kemoterapi (NAKT) uygulaması ile tam yanıt (complete response, CR) oranlarında büyük artış sağlamıştır. Böylece birçok hasta daha minimal invaziv yaklaşımlar ile komplikasyonlardan ve kötü estetik sonuçlardan korunmaktadır. Çalışmamız NAKT yanıtını öngörmede etkili olabilecek faktörleri incelemeyi ve inflamatuar süreçler ve kronik malnütrisyon durumunun bir göstergesi olan (Hemoglobin, Albümin, Lenfosit, Platelet) HALP skorunun NAKT yanıtında iyi bir öngörü aracı olup olmadığını göstermeyi amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: T.C.S.B. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 01.01.2015 ile 01.01.2025 tarihleri arasında meme kanseri tanısı alan ve NAKT uygulanması ardından opere edilmiş 138 hasta retrospektif olarak incelendi. Hasta grubunun demografik, klinik, radyolojik, cerrahi ve patolojik verileri analiz edildi. Bulgular: Çalışma grubu 138 hastadan oluşmaktaydı ve %22,5'i NAKT sonrası CR'ye ulaşmıştı. %77,5 hasta ise kısmi, stabil, progresyon yanıtı (KSPY) grubundaydı. CR grubundaki hastalar istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha gençti (p = 0,006). T evresi dağılımı açısından gruplar arasında anlamlı farklılık yoktu (p = 0,973). CR grubunda en sık uygulanan operasyon %45,2 ile meme koruyucu cerrahi (MKC) ve sentinel lenf nodu biyopsisi (SLNB) iken, KSPY grubunda en sık uygulanan operasyon %54,2 ile modifiye radikal mastektomi (MRM) idi (p = 0,028). pCR oranı tüm çalışma grubunda %13 idi. HALP skoru açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p = 0,982). Yaş ≤ 53,5 yıl (p = 0,015) ve derece 3 hastalık (p = 0,046) NAKT sonrası CR'nin bağımsız öngörücüleri olarak tespit edildi. Tartışma ve Sonuç: Literatüre baktığımızda birçok noktada çalışmamızla uyumlu sonuçlar görülmekle birlikte zıt sonuçlar da mevcuttur. Yaşın ve tümör derecesinin NAKT yanıtını öngörmede önemli faktörler olduğunu, NAKT'nin daha minimal invaziv tekniklerin uygulanabilirliğini arttırdığını, HALP skorununsa NAKT yanıtında bağımsız bir öngörücü olmadığını tespit ettik. Gelecekte HALP skorunun NAKT'ye yanıt ile ilişkisi üzerine daha geniş hasta gruplarıyla yapılmış prospektif çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.