Acil servise hipovolemi ve prerenal akut böbrek yetmezliği ile başvuran hastalarda sıvıya cevabın izlenmesinde perfüzyon indeksi ve vena cava inferior kollapsing indeksi'nin takibi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NİHAL KOÇ GÜDÜK

Danışman: Taner ŞAHİN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Hipovolemi ve prerenal akut böbrek yetmezliği bulguları ile hastaların acil servise başvuruları fazladır. Bu hastalarda sıvı açığının yerine konulması tedavinin en önemli ayağıdır. Bu nedenle hastaların sıvı hacminin değerlendirilmesi ve uygun şekilde yönetimi önemlidir. Amacımız hipovolemi bulguları ile gelen ve prerenal akut böbrek yetmezliği düşünülen hastalarda sıvı açığının bulunması, volüm durumunun değerlendirilmesi ve sıvı tedavisine yanıtın izlenmesi için Vena Cava İnferior kollapsing indeksi ve Perfüzyon İndeksi'ndeki değişimi gözlemlemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya daha önceki aylarda acil servise prerenal akut böbrek yetmezliği ve hipovolemi ile olan müracat sayıları göz önüne alınarak 104 hasta dahil edilmiştir. Hipovolemi bulguları (huzursuzluk, mukoz membranlarda kuruluk, oligüri, deri soğuk-soluk, periferik siyanoz, azalmış cilt turgoru, kapiller dolum zamanı uzaması) olan, prerenal akut böbrek yetmezliği bulunan (idrar miktarında azalma, glomerüler filtrasyon hızında azalma, kan üre azotu ve kreatinde yükselme ve kan üre azotu/kreatin>20 olan, fraksiyone sodyum ekskresyonu 500 mOsm olan, idrar sodyum <20 olan) hastalara bilgilendirilmiş gönüllü onam alınarak tedavide rutin olarak kullanılacak olan intravenöz sıvı tedavisi (20 cc/kg %0,9'luk sodyum klorür solüsyonu iv infüzyonu) 30 dakikada gidecek şekilde başlandı. Tedavinin öncesinde ve sonrasında (tedaviye başlanmadan 1 dakika öncesi ve bitiminden 1 dakika sonrası) perfüzyon indeksi ve vena cava inferior kollapsing indeksi ölçümü yapıldı. Perfüzyon indeksi ölçümü; MASIMO RAD 57 C pulse oksimetre cihazı ile yatak başında, hasta sedyeye 45 derece arkaya yaslanacak ve oturur pozisyonda iken, hastanın işaret parmağına prob takılması ile noninvaziv olarak tedavi öncesi ve sonrası iki kez ölçümü yapıldı. Vena cava inferior kollapsing indeksi ölçümü; hasta sedyede sırtüstü 45 derece yatar pozisyonda iken, PHİLİPS ClearVue 550 ultrason cihazı faz dilimli 29 Hz C5-2 prob (abdominal prob) ile tedavi öncesi ve sonrası subksifoid alandan konveks probu sağ koltuk altını gösterecek şekilde tutup iki kez bakıldı. Ultrason ile yatak başında sagittal kesitte, hepatik ven ile vena cava inferior'un birleştirdiği noktadan 1 cm distalde görüntü alındı ve çap ölçüldü. M mod sonografi ile vena cava inferior'un çapı, inspiryum sonunda ve ekspiryum sonunda vena cava inferior'un uzun eksenine dik olarak ölçüldü. Vena cava inferior inspiryum ve ekspiryum çapları; tek bir solunumsal siklusta, damar lümeninin iç duvarından karşı iç duvarına kadar ölçülmesiyle elde edildi. İnspiryum ve expiryumdaki vena cava inferior çapları ölçülerek kollaps miktarı hesaplandı. Bulgular: Araştırmamıza katılan 104 hastanın %56,7'sinin (n=59) kadın olduğu, katılımcıların özgeçmişleri incelediğinde %46,2 multiple hastalık öyküsü olduğu görülmektedir. Ayrıca başvuru şikayetlerinde en sık ifade edilen durumların %28,8 ile oral alım bozukluğu ve %26,9 ile nefes darlığı olduğu görülmektedir. Çalışmaya katılan hastaların yaş ortalaması 76,06 idi. Çalışmamızda perfüzyon indeksi geliş ortalamasının 2,20 iken tedavi sonrasında 3,27'ye yükseldiği; Vena cava inferior kollapsing indeksinin geliş ortalaması ise 38,39 iken, tedavi sonrası bu değerin 29,36'ya düştüğü belirlenmiştir. Perfüzyon indeksi ile vena cava inferior kollapsing indeksinin ilişkisi incelendiğinde; geliş perfüzyon indeksi ile geliş vena cava inferior kollapsing indeksi arasında (r=-299, p<,001) ve tedavi sonrası perfüzyon indeksi ile tedavi sonrası vena cava inferior kollapsing indeksi arasında (r=-299, p<,001) anlamlı ve negatif yönlü bir ilişkisi olduğu belirlenmiştir. Tartışma ve Sonuç: Prerenal ABY'de erken tanı ve tedavi hayati önem taşımaktadır. Bu hastalarda volüm durumunun ve sıvı ihtiyacının hızla değerlendirilmesi ve hızlıca sıvı tedavisine başlanması gerekmektedir. Yatakbaşı USG ile bakılan VKİ kollapsing indeksi ile parmak ucundan bakılan PI değerlendirilmesi ile de sıvıya yanıt değerlendirilebilir. PI ve VKİ kollapsing indeksinin seri ölçümleri de hasta takibinde fayda sağlayabilir. Anahtar kelimeler: Hipovolemi, Perfüzyon İndeksi, Prerenal Akut Böbrek Yetmezliği, Ultrasonografi, Vena Cava İnferior Kollapsing İndeksi.