Proton pompa inhibitörü ve levotiroksin sodyum birlikte kullanımında doğru zamanlama nasıl olmalı?
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF ERTÜRK
Danışman: Gözde DERVİŞ HAKİM
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Hipotiroidi toplumda özellikle kadınlarda çok sık görülmekte ve tiroid hormon replasman tedavisinde kullanılan Levotiroksin en sık reçete edilen ilaçlar arasında sayılmaktadır. Levotiroksinin birçok faktörle etkileşimi çeşitli çalışmalarla gösterilmiş olup bunların içinden en çok ilaç etkileşimleri üzerinde durulmaktadır. En sık etkileşim gösterdiği düşünülen ve sık reçete edilen ilaç gruplarından biri de Proton Pompa İnhibitörleri olup her ikisi de açlık durumunda alınması önerilen bu ilaçların birlikte kullanımında zamanlama konusunda bir fikir birliğine varılamamıştır. Klinik pratikte hastalara genellikle tedaviye uyumu zorlaştıran farklı kullanım önerilerinde bulunulmaktadır. Amaç: Bu çalışmada her iki ilacı birlikte ve farklı zamanlama şemalarıyla kullanan hastaların 3 aylık TSH değişimi karşılaştırılarak 3 farklı kullanım şekli (0-30dk, 0-120dk, gece-gündüz) arasında fark olup olmadığının belirlenmesi ve ilaç etkleşiminin minimum olduğu optimal kullanım şeklinin araştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: Bu çalışma tek merkezli, retrospektif, kesitsel, tanımlayıcı olarak tasarlanmıştır. Sağlık Bilimleri Üniversitesi (S.B.Ü.) İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 01.06.2018-01.06.2019 tarihleri arasında Gastroenteroloji, Endokrinoloji, Genel Dahiliye Polikliniğine başvurmuş ve hipotiroidi tanısı almış hastalar dahil edilecek şekilde hasta bilgi yönetim sistemi üzerinden retrospektif olarak tarama yapıldı. Hasta bilgileri (tanı, reçete edilen ilaçlar) göz önünde bulundurularak Proton Pompa İnhibitörü(PPİ) ve Levotiroksin Sodyum birlikte kullanmakta olan hastalar seçildi. Hastalar dahil etme ve dışlama kriterlerimiz göz önüne alınarak tekrar incelendi. Kriterlere uyan 94 hastaya ulaşılarak ilaçları alım zamanlamaları sorgulandı. Hastaların hekim tarafından önerilmiş alım şemasına göre 3 şekilde yoğunlaştığı görülerek gruplandı. 1. Grup 0-30dk, 2. Grup 0-120dk, 3. Grup LT4 sabah PPİ gece açlık durumunda alan hastalar olarak belirlendi. Hastaların 3 ay arayla bakılan TSH değerleri sistemden taranarak kaydedildi. Hastanemizde TSH için normal sınırlar 0,34-5,6 mIU/L olarak belirlendiğinden hastalar bu aralığa göre ötiroid-hipotiroid-hipertiroid şeklinde başlangıç ve 3.ay TSH düzeyine göre belirlendi. 0. ve 3.ay tiroid hormon düzeyleri bu şekilde karşılaştırıldı. Kulllanmakta oldukları PPİ preparatı, haftalık total LT4 vi dozu, komorbidite varlığı, tiroid hormon replasman tedavisi alma nedeni de belirlenerek verilere dahil edildi. Bu faktörlerin gruplar arasında dağılımı karşılaştırıldı. Verilerin analizinde SPSS 25.0 programı kullanıldı ve p değeri 0,05 ten küçük ise istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Kategorik değişkenlerde tekrarlı ölçümlerde bağımlı gruplarda çapraz tablolar oluşturulup Mc Nemar-Bowker Test kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya kriterlere uygun alınan toplam 94 hasta 3 gruba ayrıldı. 1. Grup 0-30 dk arayla alan 32 hastadan, 2. Grup 0-120dk arayla alan 30 hastadan, 3. Grup LT4 sabah açlık durumunda PPİ gece yatarken alan 32 hastadan oluşmaktaydı. Grupların 0.ay TSH ve 3.ay TSH değerlerinin hangi aralıkta yer aldığına göre hipotiroidi-ötiroidi-hipertiroidi durumları önce kendi içinde daha sonra gruplar arasında karşılaştırıldı. Hastaların başlangıçtaki tiroid fonksiyon durumu 3. Ay sonundaki tiroid fonksiyon durumu belirlenerek karşılaştırıldığında anlamlı bir farklılık saptanmadı (p=0.454). Subgrup analizi yapıldığında da; grupların hiçbirinde başlangıç tiroid fonksiyonları ve 3. ay tiroid fonksiyonları arasında anlamlı bir fark saptanmadı (1. Grup p=1.000, 2.grup p=0.343, 3. Grup p=0.846). Gruplar arasında hastaların kullanmakta oldukları haftalık LT4 dozları karşılaştırıldığında ortalama LT4 doz dağılımı arasında anlamlı bir fark izlenmedi (p=0.692). Çalışmaya alınan 94 hastanın 27' sinin komorbiditesi bulunmazken 67 hastanın komorbiditesi mevcuttu. Komorbiditesi olan ve olmayan hastalar TSH değişimlerine göre karşılaştırıldığında; komorbiditesi olmayan hastalarda tiroid fonksiyonu değişen hasta sayısı anlamlı saptanmadı (p=0.607), komorbiditesi olan hastalarda da tiroid fonksiyonu değişen hasta sayısı anlamlı saptanmadı (p=0.251). Başlangıçta ötiroid durumda olan 68 hasta baz alınarak 0.ay ve 3.ay ortalama TSH değerindeki değişimi için subgrup analizi yapıldığında 3 aylık zaman içinde TSH düzeyinde anlamlı değişiklik saptanmadı. (p=0.788). Grupların TSH ortalama değişimlerinde; 1.grupta TSH'de 0,13 mIU/L azalma, 2.grupta TSH'de 0,2 mIU/L artma, 3.grupta TSH'de 0,24 mIU/L azalma saptandı ancak TSH düzeylerindeki değişimde istatistiksel anlamlı farklılık saptanmadı. (p=0.653). Sonuç: Literatürde Levotiroksinin ilaç ve yiyeceklerle etkileşimi ve PPİ kullanımı/dozu ile ilaç etkileşiminin değişip değişmediği ile ilgili birçok çalışma mevcuttur. Yine yapılan çalışmalara bakıldığında bir kısmında TSH değişimi anlamlı vii saptanmazken bazı çalışmalarda bariz ilaç etkileşimi olduğu sonucuna varılmıştır. Tüm bu çalışmaların yanı sıra, literatürde ilaçların alım zamanlamasını karşılaştıran bir çalışma yoktur. Bu açıdan yapmış olduğumuz çalışma bu açıdan önem taşımaktadır ancak prospektif olmaması kısıtlılıklarındandır. Daha geniş ölçekli prospektif çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar kelimeler: hipotiroidi, levotiroksin sodyum, proton pompa inhibitörü, ilaç etkileşimi, tiroid hormon replasman tedavisi.